Yargıtay · 8. Ceza Dairesi

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2022/1017 E. 2024/3952 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Ceza Dairesi
Esas No
2022/1017
Karar No
2024/3952
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/28 Esas, 2018/94 Karar SUÇ : 6136 sayılı Kanun'a aykırılık İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması İzmir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.07.2008 tarihli ve 2008/65 Esas, 2008/281 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan, 6136 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 10 ay hapis ve 375,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş olup, anılan karar, itiraz olunmaksızın 11.09.2008 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Sanık tarafından beş (5) yıllık denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlenmediği gerekçesiyle, İzmir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 04.11.2013 tarihli ek kararı ile hükümlü hakkında üzerine atılı suçtan açılan kamu davasının düşürülmesine karar verilmiştir. Ancak, hükümlünün denetim süresi içerisinde 29.06.2013 tarihinde kasten yeni bir suç işlediğinin ihbarı üzerine, İzmir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 05.04.2018 tarihli ve 2018/28 Esas, 2018/94 Karar sayılı kararıyla hükümlü hakkında 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan, 6136 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 10 ay hapis ve 375,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 15.02.2022 tarihli ve 2021/4539 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 11.04.2022 tarihli ve KYB-2022/25919 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 11.04.2022 tarihli ve KYB-2022/25919 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Her ne kadar denetim süresi içerisinde 29.06.2013 tarihinde sanık tarafından işlenen kasıtlı bir suç bulunuyor ise de; bu suça ilişkin cezanın kesin nitelikte verildiği, karar ve kesinleşme tarihinin ise 26.09.2017 olduğu, düşme kararının verildiği 04.11.2013 tarihinde sanığa ait kesinleşmiş bir mahkumiyet hükmünün bulunmadığı, bu itibarla düşme kararının yerinde olduğu gözetilerek yapılan incelemede; İzmir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 30/07/2008 tarihli ve 2008/65 Esas, 2008/281 sayılı kararının 11.09.2008 tarihinde itiraz edilmeden kesinleşmesini müteakip, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi dolduğundan bahisle hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ortadan kaldırılarak davanın düşürülmesine ilişkin İzmir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 04.11.2013 tarihli ve 2008/65 Esas, 2008/281 sayılı Ek Kararın verildiğinin anlaşılması karşısında, anılan karardan sonra yeniden hüküm kurulamayacağı gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin sekizinci fıkrası "Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilmesi halinde sanık, beş yıl süreyle denetim süresine tâbi tutulur." ve 231 inci maddesinin onuncu fıkrası "Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmediği ve denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere uygun davranıldığı takdirde, açıklanması geri bırakılan hüküm ortadan kaldırılarak, davanın düşmesi kararı verilir. " şeklinde düzenlenmiştir. 2. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 40 ıncı maddesinin ikinci fıkrası, 5271 sayılı Kanunu'nun 34 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 231 inci maddesinin ikinci fıkrası, 232 nci maddesinin altıncı fıkrası ve 291 inci maddesinin bir ve ikinci fıkrası uyarınca karar ve hükümlerde, başvurulabilecek kanun yolu, süresi, sürenin ne zaman başlayacağı, mercii, başvuru şekli ve kanun yollarına başvurulmadığı takdirde hükmün kesinleşeceğinin tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesinin zorunlu olduğu belirtilmiştir. 3. İnceleme konusu somut uyuşmazlıkta, İzmir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.07.2008 tarihli ve 2008/65 Esas, 2008/281 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan, 6136 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 10 ay hapis ve 375,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün açıklanmasının geri bırakıldığı, bahse konu kararın 11.09.2008 tarihinde kesinleştiği ve beş (5) yıllık denetim süresinin 11.09.2008 tarihinde başlayıp 11.09.2013 tarihinde sona ereceği, hükümlünün denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlemediği gerekçesiyle açılan kamu davasının İzmir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 04.11.2003 tarihli ek kararıyla düşürülmesine karar verildiği ancak 29.06.2013 tarihinde kasten yeni bir suç işlediğinden bahisle yapılan ihbar üzerine İzmir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 05.04.2018 tarihli ve 2018/28 Esas, 2018/94 Karar sayılı kararı ile 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan 10 ay hapis ve 375,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 4. 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesi kapsamında düşme kararları hüküm niteliğinde olup temyize tabi olduğundan bu kararlara karşı başvurulabilecek kanun yolu, süresi ve mercii gösterilmeden verilen kararlar hukuki dayanaktan yoksundur. Dolayısıyla, düşme kararına karşı başvurulabilecek kanun yolu gösterilmeyen İzmir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 04.11.2013 tarihli ek kararının usulüne uygun şekilde kesinleşmediği gözetildiğinde bu karardan sonra verilecek kararların hukuken geçersiz olup bu nedenle İzmir 1.Ağır Ceza Mahkemesinin 05.04.2018 tarihli kararının hukuki değerden yoksun olduğu kabulünün gerekeceği gözetildiğinde, 04.11.2003 tarihli düşme kararının olağan kanun yolları ile denetlenmesi mümkün olduğundan, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.05.2024 tarihinde karar verildi. ...

Atıf: Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2022/1017, K. 2024/3952, T. 08.05.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-ceza-dairesi-2022-1017-e-2024-3952-k-25aef73c723a