Yargıtay · 8. Ceza Dairesi

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2021/18949 E. 2024/65 K. – Kişiyi Hürriyetind

Konu: Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Ceza Dairesi
Esas No
2021/18949
Karar No
2024/65
Karar Tarihi
Konu
Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/1183 E., 2021/721 K. SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : Esastan red TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Esastan red ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 28.12.2018 tarihli iddianamesi ile sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan dava açılmıştır. 2. Ankara 23. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.11.2019 tarihli kararı ile sanıklar hakkında atılı suçtan mahkumiyet kararı verilmiştir. 3. Sanıklar müdafiinin istinaf talebi üzerine, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesi'nin 05.11.2019 tarihli kararı ile istinaf başvurularının esastan reddi ile hükümlerin onanmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanıklar müdafiinin temyiz istekleri, suçun sübutuna, unsurlarının oluşmadığına, sanıklar hakkında beraat kararları verilmesi gerektiğine, şayet beraat kararı verilmeyecekse alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayin edilmesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Dava konusu olay, sanık ...'nin eski kız arkadaşı olan müşteki ... ile konuşmak üzere buluştuğu sırada, müştekiyi, sanık ...'ün kullandığı araca zorla bindirerek darp ettiği, ardından evinin önünde indirdiği iddiasına ilişkindir. 2. Adli Tıp Kurumu'nca düzenlenen 26.03.2018 tarihli adli raporda, müştekinin mevcut yaralanmasının basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif olmadığı, hayati tehlikesinin bulunmadığı belirtilmiştir. 3. Sanıklar, tevil yollu ikrar içeren savunmada bulunmuşlardır. 4. Yeminli tanık olarak dinlenen F.D. aşamalardaki anlatımlarında özetle, dışarıdan sesler duyduğunu, pencereden baktığında, araçta bulunan sanık ...'nin, komşularının kızı olan müştekiye vurduğunu görmesi üzerine aşağıya indiğinde, sanığın müştekiyi sürüklediğini gördüğünü, müdahale etmek istediğinde, sanığın kendisini ittirdiğini, yardım talebinde bulunmak için bağırdığında ise, sanıkların araçla uzaklaştıklarını beyan etmiştir. A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Sanıkların, müştekiye yönelik birden fazla kişi tarafından birlikte ve cebir kullanarak atılı suçu işlediklerinin sabit olduğu gerekçesiyle sanıklar hakkında mahkumiyet kararları verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Hükümde hukuka aykırılık olmadığından, istinaf başvurularının esastan reddi ile hükümlerin onanmasına karar verilmiştir. IV. GEREKÇE 1. Sanık hakkında, atılı suçtan hüküm kurulurken ilk derece mahkemesince belirlenen temel cezada, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 3 üncü maddesi ve 61 inci maddesinin birinci fıkrasına bir aykırılık bulunmadığından, sanıklar müdafiinin, bu yöndeki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Olaylar ve olgular bölümünde belirtilen hususlar ile dava dosyası kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, atılı suçun sanıklar tarafından işlendiğine yönelik Mahkemenin suçun sübutu ve kabulünde isabetsizlik görülmemiş olup yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıklar müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesinin 20.05.2021 tarihli kararına yönelik sanıklar müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda, hükümlerde hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Ankara 23. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.01.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2021/18949, K. 2024/65, T. 09.01.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-ceza-dairesi-2021-18949-e-2024-65-k-81c8c27b5619