Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2020/18610 E. 2023/6157 K. – Parada Sahtecili
Konu: Parada Sahtecilik
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2020/18610
- Karar No
- 2023/6157
- Karar Tarihi
- Konu
- Parada Sahtecilik
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/249 E. 2016/43 K. SUÇ : Parada sahtecilik HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, hükümde sanığın tebliğ tarihinden itibaren temyiz yoluna başvuracağı belirtildiğinden 23.02.2016 tarihinde tebliğ edilen hükme yönelik 25.02.2016 tarihli temyiz dilekçesinin 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Malatya Cumhuriyet Başsavcılığının 28.09.2015 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında parada sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 197 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca dava açılmıştır. 2. Malatya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 02.02.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında parada sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun'un 197 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve 58 inci maddesi uyarınca hapis cezasının ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği; Herhangi bir nedene dayanmamıştır. III. OLAY VE OLGULAR 1. Dava konusu olay, sanığın sahte para muhafaza ettiği ve muhafaza ettiği sahte parayı tedavüle koyduğu iddiasına ilişkindir. 2. Mağdurun, işlettiği bakkal dükkanına giden sanığın vermiş olduğu paranın sahte olduğunu fark etmesi üzerine kolluğa müracaat ettiği ve 15.06.2015 tarihinde sanık yakalandığında cüzdanının içerisinden 2 adet sahte 20,00 TL'lik banknot ele geçirildiği belirlenmiştir. 3. 16.06.2015 tarihli teşhis tutanağı ile sanığın mağduru kesin ve net olarak teşhis ettiği belirlenmiştir. 4. Sanık savunmasında, üzerinde ele geçen sahte paraları telefonunu satması karşılığında aldığını ve sonradan sahte olduğunu fark ettiğini, bakkala verdiği paraların sahte olduğunu bildiğini, yaklaşık bir yıl önce kolluğa yakalatmış olduğu paralardan 100,00 TL'sini evinde sakladığını ve bu parayla mağdurun dükkanından sigara satın aldığını belirterek atılı suçlama ile ilgili ikrarda bulunduğu belirlenmiştir. 5. Türkiye Cumhuriyeti ... Malatya Şubesinin 27.10.2015 tarihli Sahte Banknot / Efektif / Değerli Kağıt İnceleme ve Değerlendirme raporu ile 2 adet ... seri numaralı 20,00 TL'lik banknotların sahte olduğu, aldatma kabiliyetinin olduğu, yapılışındaki özen ve ustalık derecesi nedeniyle sahte olduğunun ilk bakışta herkes tarafından kolaylıkla anlaşılamayacağı, para destesi veya paketi içinde yer alması durumunda sahte olduğunun ilk bakışta herkes tarafından kolaylıkla anlaşılmasının mümkün olmadığı, uzmanlarca veya veznedarlar gibi para işinin bir parçası olan insanlarca sahte olduğunun anlaşılacağı belirlenmiştir. IV. GEREKÇE 1. Hüküm sanığın yokluğunda kurulmuş olup sehven duruşmaya geldiğinin belirtildiği anlaşılmakla, Tebliğnamedeki görüşe iştirak olunmamıştır. 2. Mağdurun anlatımı, sanığın ikrarı, kolluk tutanakları, ... raporu ve dava dosyası kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, sanığın sahte para muhafaza ettiği ve muhafaza ettiği sahte parayı tedavüle koyduğunun anlaşılması karşısında, sanık hakkında kurulan hükümde bir isabetsizlik görülmemiştir. 3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. 4. İkinci kez mükerrir olan sanık hakkında Malatya 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.04.2015 tarihli ve 2014/1338 Esas, 2015/494 Karar sayılı mâhkumiyetininin tekerrüre esas alınması gerekirken, Malatya 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.12.2012 tarihli ve 2012/506 Esas, 2012/1044 Karar sayılı kararındaki mâhkumiyetinin tekerrüre esas alınması dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde (4) numaralı bentte açıklanan nedenle Malatya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 02.02.2016 tarihli kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükümden 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin uygulanmasına ilişkin dokuzuncu paragrafındaki "... Malatya 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/506 Esas ve 2012/144 Karar sayılı ilamı ile hırsızlık suçundan hükmedilen 10 Ay Hapis Cezası nedeniyle ..." ibaresinin çıkarılarak yerine "Malatya 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.04.2015 tarihli ve 2014/1338 Esas, 2015/494 Karar sayılı kararı ile" ibaresinin yazılması suretiyle hükmün, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.09.2023 tarihinde karar verildi.