Yargıtay · 8. Ceza Dairesi

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2020/18321 E. 2023/964 K. – İftira

Konu: İftira

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Ceza Dairesi
Esas No
2020/18321
Karar No
2023/964
Karar Tarihi
Konu
İftira

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/123 E., 2016/623 K. SUÇ : İftira HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 ... maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 ... maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. ... Cumhuriyet Başsavcılığının 28.12.2015 tarihli iddianamesi ile sanığın iftira suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 267 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması talep edilmiştir. 2. ... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.06.2016 tarihli ve 2016/123 Esas, 2016/623 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında iftira suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 267 nci maddesinin birinci fıkrası, 269 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 ve 58 ...

maddesi uyarınca 3 ay 10 ... hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği; suç kastının bulunmadığına vesaireye ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR 1. Sanık ... Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna verdiği 17.02.2014 tarihli dilekçe ile almış olduğu kınama cezasının onaylanmasını istediği, ardından 24.3.2014 tarihinde savcılığa dilekçe vererek kınama cezasının onaylandığını oysa ki böyle bir müracaatı olmadığı, dilekçedeki yazı ve imzanın kendisine ait olmadığı, bu hususun araştırılmasını istemiştir. 2. 02.03.2015 tarihli İzmir Kriminal Polis Uzmanlık Raporuna göre dilekçe üzerindeki el yazıları ile imzanın mağdur ... ... mahsülü oldukları kanaatine varılmıştır. 3. Mağdur ... hakkında ... belgede sahtecilikten dava açılmış, 28.05.2015 tarihli son celsede müşteki sıfatıyla dinlenen sanık ... etkin pişmanlık göstererek ...'nin suça konu dilekçeyi kendi bilgisi ve rızası dahilinde yazıp verdiğini, başka cezaevine naklinin yapıldığından dilekçeyi kimin yazıp imzaladığını unuttuğunu belirterek etkin pişmanlık göstermiştir. 4. Mağdur ... hakkında beraat kararı verilip, sanık ... hakkında iftiradan suç duyurusunda bulunulmuştur.

IV. GEREKÇE 1. İftira suçunun oluşabilmesi için; yetkili makamlara ihbar veya şikayette bulunarak işlemediğini bildiği halde, hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat edilmesinin gerektiği; sanığın bilgisi dahilinde dilekçe yazılıp imzalandığı, sanığın başka cezaevine nakil olması nedeniyle bu durumu inkar ettiği, mağdur hakkında ... belgede sahtecilik suçundan dava açılmasına neden olduğu, yapılan yargılamanın son celsesinde de sanığın etkin pişmanlık gösterdiği anlaşılmakla; mahkemenin atılı suçun sübutu ve suç niteliğini kabulünde hukuka aykırılık görülmemiştir. 2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. 3. Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin beraat kararının kesinleşme tarihi olan 26.06.2015 yerine, 17.02.2014 olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak değerlendirilmiştir.

V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.06.2016 tarihli ve 2016/123 Esas, 2016/623 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.03.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2020/18321, K. 2023/964, T. 01.03.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-ceza-dairesi-2020-18321-e-2023-964-k-25a5246d924f