Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2010/13771 E. 2010/13608 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2010/13771
- Karar No
- 2010/13608
- Karar Tarihi
6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun'a aykırılık suçundan sanık ...'in anılan Kanun'un 13/1, ek/l-b, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 59/2, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 326/son maddeleri gereğince 1 yıl hapis ve 1.520.000 Türk lirası ağır para cezası ile cezalandırılmasına dair Gaziantep 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.2.2004 tarihli ve 2004/24-30 sayılı kararının infazı sırasında, 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun lehe hükümlerinin uygulanması talebi üzerine, sanığın anılan Kanun'un 13/1, ek/l-b, 5237 sayılı Kanun'un 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 1 yeni Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin (GAZİANTEP) 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 30.6.2005 tarih ve 2005/282-267 sayılı kararını kapsayan dosyası ile ilgili olarak:
Dosya kapsamına göre, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7/2. maddesi ile 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 9/3. maddesindeki "Lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir." şeklindeki düzenleme ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27.12.2005 tarihli ve 2005/3-162-173 sayılı kararına nazaran, lehe yasanın saptanıp uygulanması, herhangi bir inceleme ve araştırma yapılmasını, kanıt toplanmasını, takdir hakkının kullanılmasını gerektiriyorsa ya da cezanın kişiselleştirilmesine ilişkin bir hükmün uygulanması olanağı sonraki yasa ile doğmuşsa, hükümde değişiklik yargılamasının duruşmalı yapılmasının zorunlu olduğu gözetilmeden evrak üzerinde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 25.9.2010 gün ve 58523 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay C.Başsavcılığının 14.10.2010 gün ve KYB/2010-248431 sayılı ihbarnamesi ile dairemize tevdii kılınmakla incelendi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1.6.2005 tarihinden önce kesinleşen hükmün anılan tarihte yürürlüğe giren 5237, 5252 ve 5271 sayılı Yasaların lehe hükümlerinin değerlendirilmesi ve olaya uygulanması niteliğindeki başvuru üzerine anılan yasaların hükümlü lehine hükümler taşıyıp taşımadığı ve bunların uygulama olanakları duruşma açılıp 5252 sayılı Yasanın 9/3. madde ve fıkrasındaki "lehe olan hüküm önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir" hükmü uyarınca değerlendirme yapıldıktan sonra bir hüküm kurulması ve bu hususta denetime olanak sağlanması gerektiği, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27.12.2005 tarihli ve 2005/3-162-173 sayılı kararına nazaran, lehe yasanın saptanıp uygulanması takdir hakkının kullanılmasını gerektiriyorsa yada cezanın kişiselleştirilmesine ilişkin bir hükmün uygulanması olanağı sonraki yasa ile doğmuşsa, hükümde değişiklik yargılamasının duruşmalı yapılmasının zorunlu olduğu, olay ve uygulama itibariyle burada aynı maddenin 1. fıkrasındaki "lehe olan hükümlerin derhal uygulanabileceği" hükmüne dayanılamayacağı gözetilmeden, evrak üzerinde karar verilmesi,
Yasaya aykırı ve Adalet Bakanlığının Kanun Yararına bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarname içeriği bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlü hakkında Gaziantep 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 30.6.2005 tarih ve 2005/282-267 sayılı ek kararının 5271 sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca (BOZULMASINA), müteakip işlemlerin mahkemesince yerine getirilmesine, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 6.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.