Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2026/922 E. 2026/1319 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/922
Karar No
2026/1319
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1695 E., 2025/2541 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Aliağa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/108 E., 2023/232 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili asıl ve birleştirilen dava dilekçeleri ile; davacının 20 39... parselde hissedar olduğunu, davalılara yapılan satışlar nedeniyle ön alım hakkı bulunduğunu, yapılan satışlarda ön alım hakkının kullanılmasını engellemek amacıyla bedelin muvazaalı olarak yüksek gösterildiğini ileri sürerek davalılar adına kayıtlı hisselerin iptalini, davacı adına tescilini istemiştir. II. CEVAP Davalı vekili asıl ve birleştirilen davalarda cevap dilekçesi ile; davaların süresi içinde açılmadığını, kötüniyetle davaların açıldığını, dava konusu taşınmaz hissedarları arasında fiilen taksimin söz konusu olduğunu belirterek davaların reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taşınmazda fiili taksim bulunduğu gerekçesiyle asıl ve birleştirilen davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; taşınmazda fiili taksim koşullarının oluşmadığı, taşınmazda fiili bölüşüm olduğunun kanıtlanamadığı, taşınmaz pay malikleri arasında kullanıma ilişkin bir anlaşma bulunmadığı, satış bedeline dair tespit yapılmadığı, bedelde muvazaa iddiasının incelenmediği ve depo kararı verilmediği, eksik araştırma ile karar verildiği ileri sürülerek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, ön alım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Onama harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.03.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2026/922, K. 2026/1319, T. 09.03.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2026-922-e-2026-1319-k-f48eb17a4224