Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/3421 E. 2026/1314 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/3421
- Karar No
- 2026/1314
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2362 E., 2025/1143 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 14. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/728 E., 2023/477 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkiline babasından kendisine miras olarak kalan 07... plakalı taksinin satılması sonucu elde ettiği gelir ile 1 25... parselde bulunan taşınmazı satın aldığını, ancak tapuda tescilini davalı üzerine yaptırdığını, davalının aynı zamanda davacının boşanma aşamasındaki eşinin kardeşi olduğunu, boşanma davasının Antalya 7. Aile Mahkemesinin 2022/526 Esas sayılı dosyası ile derdest olduğunu, bu nedenle davalının tapuyu davacıya iade etmediğini, söz konusu taksi 2015 yılında satıldığında gelen paranın bir kısmının kullanıldığını, kalan tüm paranın ise müvekkilinin babasının diğer mirasçılarıyla problem yaşanabileceği düşünülerek davalının ...Bankasındaki hesabına yatırıldığını, 2-3 ay geçtikten sonra davacının boşanma aşamasında olan eşi ...’ın talebi ile paranın davalının hesabından çekildiğini ve yine ...Bankasındaki davalının ablası olan ve davacının da boşanma aşamasındaki eşinin hesabına yatırıldığını, paranın uzun süre davacının eşinin hesabında kaldığını, daha sonra dava konusu taşınmazın davacı tarafından satın alınmak istendiğini, taşınmazın satışından 10 gün önce hesaptan 25.000,00 TL çekilerek taşınmazın eski maliki ...'a verildiğini, yine satış günü de 30.000,00 TL çekilerek eski malik ...'a elden verildiğini, tüm ödemeyi yapanın davacı olduğunu, daha sonra müvekkilinin taşınmaza masraf yaptığını, taşınmazın yıllardır davacı tarafından kullanılmakta olduğunu, müvekkilinin tapuyu yıllarca kullandıktan sonra satmaya karar verdiğini ancak davalının, davacının eşiyle yani davalının ablasıyla boşanma aşamasında olduğundan ilgili tapunun devrini gerçekleştirmediğini ileri sürerek 1 25... parselde bulunan taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tescil edilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekilinin cevap dilekçesinde; zamanaşımı def’inde bulunduğunu, davalı müvekkilinin hukuka uygun şekilde bedelini ödediği, akabinde tapuda satış ve devir işlemlerinin yapılarak ilgili taşınmazı satın aldığını, davalı müvekkilinin malik sıfatını etkileyecek hukuki bir ihtilaf olmadığını, davacının inançlı işlem nedeniyle tapu iptali ve tescili talep ettiğini ancak taraflar arasında yapılan herhangi bir inanç sözleşmesi bulunmadığını, davanın her türlü hukuki dayanaktan yoksun olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “davacı tarafın davaya konu inançlı işlemi ispatlayabilecek yazılı delili ve delil başlangıcı olmadığı gibi dayandığı banka para transferlerinden de bu olgunun tespit edilemediği, tanık delili ile eldeki davanın ispatlanamayacağı, davacının yemin deliline dayanmadığını bildirdiği" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "iddia olunan inanç sözleşmesinin ispatı için yazılı delil sunulmadığı, dava konusu taşınmazın davalıya inançlı işlemle devredildiği ispatlanamadığından İlk Derece Mahkemesince verilen kararda usul ve yasaya aykırı bir husus bulunmadığı" gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davacının boşanma aşamasında olduğu eşi ... ile mesaj kayıtlarında dava konusu taşınmazın davacının olduğunu ...’ın kabul ettiğini, ancak tanık olarak dinlendiğinde çelişkili beyanda bulunduğunu, 2. Tanık beyanları ve yazılı deliller ile davanın ispat edildiğini, 3. İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması gerektiğini bildirmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, inançlı işleme dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.03.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.