Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2026/846 E. 2026/1751 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/846
Karar No
2026/1751
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/283 E., 2025/1851 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/412 E., 2023/410 K.

Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar davacı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; Bursa ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 1 04... parsel sayılı taşınmazda müvekkilinin 1/3 arsa payı ile zemin kat 2 No.lu bağımsız bölümün maliki olduğunu, ana yola tek geçişinin bitişik 29 parsel sayılı taşınmazdan sağlandığını, 28 parselin ... ... yoluna doğrudan cephesi olmakla birlikte bu kısımın aşırı eğimli olduğunu ve Karayollarınca bu kısımda yolun güvenliği için ... koruma yol bariyeri yapılmış olduğunu, yine parsel maliklerince yolun kaymaması için kısmen taş duvar, kısmen perde beton istinat duvarı inşaa edilerek burada ağaçlandırmaya gidildiğini, bu cepheden taşınmaza giriş çıkışın imkansız olup can ve mal güvenliğine de aykırı olduğunu ileri sürerek davalı adına kayıtlı 1 04... parsel sayılı taşınmaz aleyhine 80,60 m²’den aşağı olmamak üzere genel yola kadar bir geçitin belirlenmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının lehine ... hakkı tesis edilmesini istediği 28 parsel sayılı taşınmazda müvekkilinin de 1/3 arsa paylı 3 No.lu bağımsız bölümün sahibi olduğunu, ... hakkı verilmesine ilişkin davalarda, bu hak taşınmaz leh ve aleyhine kurulacağından leh ve aleyhine ... istenen taşınmaz maliklerinin tamamının davada yer alması gerektiğini ancak davada lehine ... hakkı istenen taşınmazdaki 1 No.lu bağımsız bölüm maliki Sibel Köksal'ın davaya dâhil edilmediğini, dava konusu parselin yola cephesi olması sebebiyle nisbi ... ihtiyacının var olup olmadığının değerlendirilmesi gerektiğini belirterek açılan davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, asıl talebe alternatif güzergah tespit edilememiş, asıl talep yönünden ... hakkı kurulması halinde komşu parselin ikiye bölünmesi gerekeceği tespit edilmiş, bu durumun da yerleşik Yargıtay kararları ve fedakârlığın denkleştirilmesi ilkelerine aykırılık teşkil edeceğinden davanın reddine karar verilmiştir IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bilirkişi raporuna ekli kroki ve hava fotoğraflarının incelenmesinde dava konusu 28 parselin ... ... yoluna cephesinin bulunduğu, davacının mutlak ... ihtiyacı içerisinde olmadığı, bilirkişilerce de belirtildiği üzere nispi ... ihtiyacı bulunduğu ancak davacının talep ettiği güzergâhtan ... hakkının davalıya ait parseli ikiye böleceği, bilirkişilerce de başkaca alternatif güzergâh tespit edilemediğinden davanın reddine dair verilen kararda herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; verilen kararın eksik ve hatalı değerlendirme sonucu tesis edildiğini, davacının taşınmazından ana yola tek geçişin 29 parsel sayılı taşınmazdan sağlanabildiğini, verilen karar neticesinde müvekkilinin mülkünü kullanım imkanının tümden bittiğini, Mahkemece tanıklarının dinlenmeden ve gerekli delillerin toplanmadan karar verildiğini, bilirkişi raporunda davalıya ait taşınmazdan yol verilmesi halinde taşınmazın ikiye bölündüğü belirtilmiş ise de bu taşınmazda zaten fiilen kullanım gören (ancak davalı tarafından engel çıkartılan) bir yol bulunduğunu, aleyhine ... hakkı tesisi talep olunan 29 parselin ... yolu tarafında kalan çok küçük bir kısmın zaten davalı tarafından kullanım görmediği gibi, kullanılmasının da imkân dâhilinde olmadığını, burada seti tutacak ve kot farkı nedeniyle herhangi bir heyelanı önlemeye yönelik ağaçlandırma yapıldığını, lehine ... hakkı tesisi istenilen taşınmazın ana yola olan cephesi eğimli ve yüksek kot içeren bir topoğrafik yapıda olduğundan bu kısımdan yola çıkmanın mümkün olmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 747. maddesi gereğince ... hakkı kurulması istemine ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere göre davacı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. ... hakkı davaları, ülkemizde arazi düzenlenmesinin sağlıklı bir yapıya kavuşmamış olması ve her taşınmazın yol ihtiyacına cevap verilmemesi nedeniyle zorunlu olarak açılmaktadır. ... hakkı verilmesiyle genel yola bağlantısı olmayan veya yolu bulunsa bile bu yol ile ihtiyacı karşılanamayan taşınmazın genel yolla kesintisiz bağlantısı sağlanır. Uygulama ve doktrinde genellikle bunlardan ilkine “mutlak ... ihtiyacı” veya “... yoksunluğu”, ikincisine de “nispi ... ihtiyacı” ya da “... yetersizliği” denilmektedir. Somut uyuşmazlıkta lehine ... hakkı kurulması istenen bağımsız bölümün bulunduğu parselin ... ... yoluna cephesi olduğu, bu yolun erişim kontrollü yollardan olmadığı, bu nedenle davacının nispi ... ihtiyacının bulunmadığı gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken değişik gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru bulunmamıştır. Gerekçeye ilişkin bu yanlışlık kararın bozulmasını gerektirir ise de; yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 370/4 hükmü gereğince temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinin yukarıdaki şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. KARAR 1. Yukarıda açıklanan sebeplerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2. Bölge Adliye Mahkemesi kararının KALDIRILMASINA, 6100 sayılı Kanunun 370/4 hükmü gereğince İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinin; yukarıda açıklanan gerekçeler ile düzeltilmesine, hükmün gerekçesinin DÜZELTİLMİŞ ve DEĞİŞTİRİLMİŞ bu şekli ile ONANMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy çokluğuyla karar verildi.

K A R Ş I O Y

Bilirkişiler ..., ... ve ... tarafından hazırlanarak Mahkemeye sunulan 02.07.2023 tarihli raporda; davacıya ait 28 No.lu parsel lehinde 29 No.lu parselden ... tesis edilmesi hâlinde 29 No.lu parselin iki parçaya bölüneceği görüşüne yer verilmiş, İlk Derece Mahkemesince de, rapordaki bu gerekçeye dayanılarak davanın reddine karar verilmiştir. Dosyada yer alan fotoğraflardan ve krokiden, ... talep edilen 29 No.lu parsel içerisinde halen kullanılmakta olan yol olduğu açıkça anlaşılmaktadır ve bu yol, 29 No.lu parseli zaten bölmektedir. Davacının talebi de, hâlen mevcut olan bu yoldan ... hakkı verilmesidir. ... tesis edilecek bu yol, 29 No.lu parselin ortasından değil kenarından parseli bölmektedir. Dolayısı ile; bu yoldan davacı lehine ... hakkı verilmesi, 29 parsel No.lu taşınmazın değerinde ilave bir değer azalması meydana getirmeyecektir. Aksi kabul edilse dâhi; ... bedeli, aleyhine ... tesis edilen taşınmazda oluşacak değer azalmasını da kapsayacağından, bu değer azalması ve ... tesisi nedeniyle atıl kalacak arazi parçasının değeri de hesaplanmak suretiyle ... bedelinin tesbit edilmesi gerekirdi. Davacının mutlak ... ihtiyacı içerisinde olmadığı, nisbi ... ihtiyacı içerisinde olduğu tesbiti ise, dosya içeriğine uygun değildir. Talep edilen güzergahtan ... tesis edilmediği takdirde, davacının sahip olduğu taşınmaz ile ...-... karayolu arasında hem yüksek oranda kot farkı bulunduğu, hem de bu karayolunun, kenarının ... bariyer ile kapatılmış olduğu ve yolda emniyet şeridi bulunmadığı dosyadaki fotoğraflardan rahatça anlaşılmaktadır. Mevcut hali ile davacının arabası ile evine ulaşması bir yana, yürüyerek ulaşması bile can güvenliğini tehlikeye düşürecektir. Bunu anlamak için bilirkişi görüşüne başvurulmasına bile gerek yoktur. Bu gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, davanın reddine yönelik istinaf isteminin reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesinin kararının kaldırılarak, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması gerektiği kanaatinde olduğumdan, onama yönündeki Çoğunluk görüşüne iştirak etmiyorum.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2026/846, K. 2026/1751, T. 02.07.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2026-846-e-2026-1751-k-70769d8e2e15