Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2026/679 E. 2026/1130 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/679
Karar No
2026/1130
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2025/257 E., 2025/480 K.

Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 2 86... parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu, sınırdaş 2 86... parsel sayılı taşınmazın davalıya satıldığını, 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu'nun 8/i maddesi gereğince sınırdaş tarımsal arazi maliklerinin ön alım hakkı bulunduğunu ileri sürerek 2 86... parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 5403 sayılı Kanun'daki şartların gerçekleşmediğini belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 08.12.2022 tarihli kararı ile ön alım hakkına ilişkin kanuni şartların mevcut olduğu ve yerine getirildiği, davacının davasını ispatladığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 06.09.2024 tarihli kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1. Bölge Adliye Mahkemesinin 06.09.2024 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairecemizce; "davacının ön alım hakkını yalnızca 2 86... parsel için kullandığı, Kumluca Kaymakamlığı İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü yazısında, her iki taşınmazın birlikte satışının uygun olduğunun bildirildiği, davalının (alıcının) her iki taşınmazı birlikte alması zorunluluğunun bulunduğu, davacının ise sadece 2 86... parsele yönelik ön alım hakkını kullandığı, bu durumda da 2 86... parsel yönünden tarımsal alanın bölünmesinin söz konusu olacağı, davanın kabulüne karar verilmesinin doğru görülmediği" gerekçesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. 2. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Bölge Adliye Mahkemesince verilen 06.09.2024 tarihli karara karşı miktar nedeniyle temyiz yolunun açık olmadığını, davacı usulü kazanılmış hak olduğunu, 16 parsel yönünden de talepleri olduğunu, bu konuda davayı ıslah ettiklerini, ıslah talebinin reddinin hukuka aykırı olduğunu, davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin yanlış olduğunu, tarımsal bütünlük konusunda keşif yapılması ve bilirkişi raporu alınması gerektiğini, Kumluca İlçe Tarım Müdürlüğünün yazısının mütalaa mahiyetinde olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, ön alım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı özellikle, davalı vekili tarafından bilirkişi raporuna itiraz dilekçesi ve süreçteki diğer dilekçeleri ile de dava değerinin daha yüksek olduğu yönünde itiraz ettiği gözetildiğinde ilk hükmün temyizinin kabil olduğu anlaşılmakla; davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 02.03.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2026/679, K. 2026/1130, T. 02.03.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2026-679-e-2026-1130-k-8a1ab6b5fd59