Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2026/678 E. 2026/1832 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/678
- Karar No
- 2026/1832
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2341 E., 2025/1062 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 5. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/54 E., 2024/147 K.
Bölge Adliye Mahkemesinin ek kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin hissedar olduğu 2 08... parsel sayılı taşınmazda bir kısım hissedarların paylarını davalıya sattığını belirterek, davalıya satılan hissenin ön alım hakkına dayalı olarak tapu kayıtlarının iptali ile müvekkili adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu edilen işlemin satış olmadığını, miras denkleştirmesinden kaynaklı kardeşler arası karşılıksız temlik olduğunu, dava konusu taşınmazda fiili taksim olduğunu, taşınmazda meydana gelen değer artışlarının değerlendirilmesi gerektiğini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 20.03.1957 tarihli ve 1956/12 Esas, 1957/2 Karar numaralı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı gereğince yapılan işlem her ne kadar tapuda satış olarak gösterilmiş ise de somut bilgiye ve görgüye dayalı davalı tanıklarının beyanlarından gerçekte yapılan devrin bağış amacıyla yapıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf talebinin esastan reddine kesin olmak üzere karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili dava konusu taşınmazın dava dışı önceki malikler ile davalı arasında akrabalık bağı bulunması sebebiyle gerçekten satış işlemine konu olmadığından bahisle davanın reddine karar verilmiş olduğunu, davalının beyanlarının çelişkili olduğunu ancak yapılan keşif tanık beyanları ile de dava konusu taşınmaz üzerinde fiili taksim bulunmadığını kanıtladığını, yapılan satış işlemi de taraf ve tanık beyanlarından anlaşılacağı üzere gerçek bir satış işlemi olduğunu, Mahkemece verilen ret kararının usul ve kanuna aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. EK KARAR Bölge Adliye Mahkemesinin 14.10.2025 tarihli ek kararı ile kesin karara karşı temyiz yoluna başvurulamayacağından temyiz isteminin reddine karar verilmiştir. Ek kararı davacılar vekili temyiz etmiştir. C. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, ön alım hakkında dayalı tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir. 1. Ek karara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; 25.12.2025 tarihinde yürürlüğe giren 7571 sayılı Türk Ceza Kanunu İle Bazı Kanunlarda ve 631 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun “Kullanılması” kenar başlıklı 734/2 hükmü “Dava konusu payın rayiç bedeli hâkim tarafından gecikmeksizin belirlenir. Ön alım hakkı sahibi, belirlenen rayiç bedel ile alıcıya düşen tapu giderlerini nemalandırmak üzere hâkim tarafından belirlenen yere verilecek kesin süre içinde nakden yatırmakla yükümlüdür. Bu yükümlülük, verilen kesin süre içinde yerine getirilmezse ön alım hakkı sahibi adına payın tesciline karar verilemez. Yatırılan bedel, hükmün kesinleşmesi üzerine nemalarıyla birlikte ilgilisine ödenir.” şeklinde değiştirilmiştir. Bununla birlikte; 7571 sayılı Kanun ile 4721 sayılı Kanun'a eklenen geçici 1/2 hükmünde, 4721 sayılı Kanun'un 734/2 hükmünde yapılan bu değişikliğin yürürlüğe girdiği tarihten önce açılmış davalarda da uygulanacağı belirtilmiştir. Yapılan açıklamalardan sonra somut olaya gelince; Bölge Adliye Mahkemesinin 14.10.2025 tarihli ek kararı ile harçlandırılan dava değeri dikkate alınarak kararın ''kesin'' olması nedeniyle temyiz dilekçesinin reddine karar verilmiş ise de, yukarıda belirtilen Kanun değişikliği uyarınca dava değerinin bu aşamada belirli olmadığı gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesinin 14.10.2025 tarihteki ek kararının kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir. 2. Ek kararın kaldırılması üzerine işin esası yönünden yapılan incelemede; Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Bölge Adliye Mahkemesince verilen 14.10.2025 tarihli ek kararın ORTADAN KALDIRILMASINA, Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 07.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.