Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2026/445 E. 2026/1151 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/445
Karar No
2026/1151
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/454 E., 2024/97 K.

Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 19 19... parsel sayılı taşınmazı, murisi ....... 'nun ... Noterliğinde 25.08.1981 tarihinde düzenlenen ........ yevmiye numaralı satış vaadi sözleşmesi ile davalıların murisi ... oğlu ...'e satmayı vaadettiğini ve satış vaadi sözleşmesinin tapuya şerh edildiğini ancak taşınmazın hiçbir zaman davalıların murisi ve davalılara teslim edilmediğini, satış vaadi sözleşmesi üzerinden otuz beş yıl geçmesine rağmen davalıların tapudaki şerhi kaldırmaya yanaşmadıklarını, tapudaki şerh süresinin beş yıl olduğunu ileri sürerek, tapuda davalıların murisi lehine tesis edilen 25.08.1981 tarih ve 486 yevmiye numaralı satış vaadi şerhinin kaldırılmasını talep etmiştir. II. CEVAP Davalılardan ... cevap dilekçesinde; taşınmazın satış bedelinin davacı tarafa ödendiğini, taşınmazın murisine teslim edildiğini, satış vaadi sözleşmesinden sonra babası olan muris ...'in dava konusu yeri ekip diktiğini, taşınmaz üzerinde her türlü tasarrufta bulunduğunu, babası vefat ettikten sonra çok sayıda mirasçı olduğu için kendi aralarında anlaşamadıklarını, davacının bu nedenle bu yeri tekrar zaptetmeye çalıştığını, davacının kendilerine dava konusu yerin tapusunu vereceğini söyleyerek oyaladığını belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 02.12.2020 tarihli kararı ile "satış vaadi sözleşmesinin beş seneden fazla bir müddet için şerhinin mümkün olmadığı, sözleşmede böyle bir kayıt olsa bile beş yıllık sürenin dolmasının ardından malik tarafından, şerhin terkininin Tapu Müdürlüğünden talep edilebileceği, 2644 sayılı Tapu Kanunu'nun 26. maddesine dayanılarak şerhi kaldıracak olan merciin mahkeme değil, taşınmaz malikinin istemi üzerine tapu idaresi olduğu, ... Tapu Müdürlüğünden gelen cevabi yazıya göre, davacı tarafça böyle bir başvurunun da bulunmadığı" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 01.12.2021 tarihli ve 2021/959 Esas, 2021/2092 Karar sayılı ilâmı ile davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin 01.12.2021 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizin 21.06.2023 tarihli ve 2022/2395 Esas, 2023/3520 Karar sayılı ilâmı ile "Somut olayda; davacı tapu kaydındaki satış vaadi şerhinin terkini isteminde bulunmuş olup, yasal olarak kendisine tanınan idari yol dışında adli yargıda bu hususun hüküm altına alınmasını istemiştir. Hâl böyle olunca, Mahkemece işin esasının incelenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken davacı tarafından idari başvuru yolu tüketilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmediği" gerekçesiyle hüküm bozulmuştur. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "davacı taraf; tapu kaydındaki satış vaadi şerhinin terkini isteminde bulunmuş, yasal olarak kendisine tanınan idari yol dışında adli yargıda terkin hususunun hüküm altına alınmasını istemiş, idari başvuru yolunun zorunlu olmaması nedeniyle uyuşmazlığın esasının incelenmesine geçilmekle; ... Noterliği'nin 25.08.1981 tarihli 5953 yevmiye numaralı düzenleme şeklindeki satış vaadi sözleşmesi ile davacının murisi ........ tarafından davalıların murisi ...'e dava konusu taşınmazın satışının vaat edildiği, satış vaadi sözleşmesinin 25.08.1981 tarihinde tapuya şerh edildiği, davacının taşınmazın 3/20 hissesine malik olduğu, şerh edildikten sonra 2644 sayılı Kanun'un 26/9 hükmünde yer alan beş yıllık sürenin dava tarihi itibariyle sona erdiği, davalılarca şerhin devamına ilişkin haklı sebep bulunduğunun ispat edilemediği, davacının dava konusu taşınmazın taşınmazın tamamı üzerindeki şerhin kaldırılmasını talep ettiği, ancak davacının taşınmazda 3/20 oranında pay sahibi olduğu, diğer paydaşlar hakkında dava açma hakkı bulunmadığı" gerekçesiyle davanın kısmen kabulüyle "dava konusu 19 19... parsel sayılı taşınmazdaki davacı ...'ya ait 3/20 hisse üzerinde yer alan satış vaadi şerhinin terkinine, davacının dava konusu taşınmazın diğer hissedarları yönünden satış vaadi şerhinin terkini talebinin aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine" karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; 1. Hatalı karar verildiğini, 2. Eksik inceleme ve araştırma yapıldığını, delillerin toplanmadığını, 3. Davanın tümden reddinin gerektiğini bildirmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, tapu kaydında yer alan satış vaadi şerhinin terkini istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 02.03.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2026/445, K. 2026/1151, T. 02.03.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2026-445-e-2026-1151-k-bb2a05f4d2e9