Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2026/393 E. 2026/2477 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/393
Karar No
2026/2477
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/2 E., 2023/579 K.

Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davalı ... vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 05.05.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde temyiz eden davalı vekili Avukat ... ile karşı taraftan davacı asil ve vekili Avukat ... geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İşin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; mirasbırakan ... ’ün .... Noterliğince düzenlenen 20/10/2011 tarihli ve ... yevmiye numaralı vasiyetnamesi ile Giresun İli ... İlçesi sınırları dahilinde bulunan gayrimenkullerindeki tüm hak ve hisselerinin yarısını yasal mirasçılarına, diğer yarısını ise müvekkiline vasiyet ettiğini; mirasbırakanın 10/01/2014 tarihinde öldüğünü, vasiyetnamenin açılıp okunarak kesinleştiğini iddia ederek vasiyetnamenin tenfizine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; muris muvazaasına dayalı olarak tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde tenkis istemiyle Giresun 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde açmış olduğu 2014/40 Esas sayılı davanın eldeki dava için bekletici mesele yapılması gerektiğini, vasiyetnamenin ehliyetsizlik nedeniyle geçersiz olduğunu, saklı payına müdahale edildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. III.MAHKEME KARARI Mahkemece Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 23.05.20 17... /5200 Esas, 2017/7776 Karar sayılı ilamına uyularak 19.09.2019 tarihli karar ile davanın kabulüne karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1. Mahkemenin 19.09.2019 tarihli kararının süresi içinde davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 06.04.2021 tarihli ve 2020/9606 Esas, 2021/3718 Karar sayılı ilâmıyla; "...Mahkemece; ehliyetsizlik iddiası yönünden, işlem tarihinde mirasbırakanın fiil ehliyetinin olup olmadığının tespiti için Adli Tıp Kurumundan rapor alınması suretiyle, hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmelidir." gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. 2. Mahkemece 25.12.2023 tarihli kararı ile bozma ilâmı doğrultusunda yapılan yargılama sonunda murisin işlem sırasında fiil ehliyetinin bulunduğunun ATK raporu ile belirlendiği, ölüme bağlı tasarrufun yasal mirasçıların saklı paylarını ihlal etmediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının atanmış mirasçı olduğunu, davada hukuki yararının bulunmadığını, murisin terekesinin tam olarak belirlenmediğini, ATK raporunun eksik bilgiye dayalı olarak verildiğini, murisin sağlık kayıtlarının eksik olduğunu, tenkis raporunun miras hukukunda uzman olmayan bilirkişiden alındığını, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek hükmün bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; vasiyetnamenin tenfizi, def'i yoluyla vasiyetnamenin iptali olmazsa tenkis istemine ilişkindir. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3/2 hükmü atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428. maddesi ile 439/2 hükmünde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Ancak 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 266. maddesinde belirtildiği gibi, mahkeme çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişinin görüşüne başvurabilir. Hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel ve hukuki bilgi ile çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişi dinlenemez. Mahkemece 19.07.2018 tarihli ara karar ile bilirkişilerin vasfı belirtilerek tenkis incelemesi yapılmak üzere talimat mahkemesine talimat yazılmıştır. Ne var ki talimat mahkemesince talimatta gösterilen bilirkişi vasfındaki kişiler görevlendirilmemiş olmakla beraber rapor tarihinden sonra tenkis hususunda uzman olduğu söylenen Avukat ...'e görev tevdi ve yemin tutanağı düzenlenmiştir. Belirtilen mahkeme işlemi ağır usul hatasını içermektedir. Ne var ki dosya kapsamındaki talep ile vasiyetname içeriği ve tarafların miras payları ile saklı payları gözetildiğinde kurulan hüküm doğrudur. Sonuç itibariyle kurulan hüküm hakimin özel bilgi ve uzmanlığını gerektirmeyen basit hesap ile tespit edilebilecek bir işlem olduğundan esasen bu konuda bilirkişi incelemesi yapılmasına da gerek bulunmamaktır. Bu sebeple hükme etki etmeyen yanlışlığın eleştirilmesi ile yetinilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Yargıtay duruşma vekâlet ücreti 40.000,00 TL'nin temyiz eden davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, Kararın tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,05.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2026/393, K. 2026/2477, T. 05.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2026-393-e-2026-2477-k-ce8a08ccd19d