İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2023/129 E. 2026/56 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2023/129
- Karar No
- 2026/56
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/129 Esas KARAR NO : 2026/56
DAVA : FSEK - Tecavüzün Men'i ile Tazminat DAVA TARİHİ : 02/06/2021 KARAR TARİHİ : 07/04/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 08/04/2026
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhinde açılan davanın, Mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda : GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA ; Davacı vekili dava dilekçesi ile, müvekkilinin 2012 yılının Ağustos ayında ...... Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezinde "...." unvanıyla çalışmaya başladığını, şuan hali hazırda eşiyle birlikte ...'nin ... bölgesinde yaşadığını ve bir ilaç firması bünyesinde kariyerine devam ettiğini, müvekkil ile davalının .....i çalışma hayatları nedeniyle tanıştıklarını, müvekkilinin ... .... ...., .... ... .... Bölümü, .... .... ...'nda "Araştırma Görevlisi" unvanıyla çalıştığı dönemde, davalı ... de ... .... ...., .... .... .... ...., .... ...'nda "... ..." unvanıyla çalıştığını, yani müvekkilinin ve davalının, yaşı ve kıdemi birbirine yakın, mevkidaş akademisyenler olduğunu, davalı o dönem aynı zamanda .... ... ... ..., ... ... .... ...., .... ...'nda da doktora öğrencisi olduğunu, müvekkili ile aynı dönemde üniversite bünyesinde çalışan davalının, o dönem müvekkili tarafından yapılmış bir kısım araştırmalara ve araştırma sonuçlarına daha sonra kendisine ait doktora tezi olan,
“Deneysel Epilepsi Modelinde İçeri Doğrultucu Potasyum Kanallarının Kalpteki Rolü”
başlıklı doktora tezi ile sorumlu yazar olduğu "Deneysel Epilepsi Modelinde Böbrekte Bulunan ... ve .... Kanallarının Gen Ekspresyonları"
“.......”
“......” başlıklı makalelerde yer verdiğini, ancak bu yayınlarda, müvekkilinin yayınlara olan katkısına değinmediğini ve müvekkilinin adını belirtmediğini, davalının eylemi doğrudan doğruya akademik intihal anlamı taşıdığını ve müvekkilinin maddi ve manevi yıkıma uğradığını iddia ederek, müvekkilinin FSEK'den kaynaklanan haklarına tecavüzün men'ine, şimdilik FSEK. md. 68/1 ve 70/3 uyarınca, her bir yayın yönünden 100,00'er TL ve şimdilik 800,00 TL maddi tazminatın tecavüz fiilinin gerçekleştiği tarihten itibaren işletilecek yasal faizi ile FSEK. md. 70/1. uyarınca, her bir yayın yönünden 5.000,00 TL olmak üzere, toplam 20.000,00 TL manevi tazminatın tecavüzlerin gerçekleştiği tarihten itibaren işletilecek yasal faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesi ile, davacının esasta ileri sürdüğü "intihal" değil "yazarlık hakkının ihlali"dir ki bu iki kavram birbirinden oldukça farklı olup farklı sonuçlar ortaya çıkardığını, "intihal" başkasının eserini yada fikrini kendi eseri yada fikri gibi göstermek olarak tanımlandığını, bu bakımdan davacının da ileri sürdüğü iddiaya konu proje, tez ve diğer çalışmalara müvekkilinin doğrudan aktif katkı sunduğundan başkasının fikrini kendi fikri gibi göstermesi söz konusu olamayacağını, dolayısıyla intihal tanımının söz konusu olması "başkasının" eseri olmadığından madden imkansız olduğunu, bununla birlikte iddia edildiği gibi davacının yazarlık hakkı da ihlal edilmediğini, öncelikle iddiaya konu ... nolu proje tamamlanmadığı için Tubitak tarafından yürürlükten kaldırıldığını, yürürlükten kaldırılan bir projeden herhangi bir yarar sağlanmadığı için davacının da maddi, manevi veya telif hakkı anlamında herhangi bir kaybı söz konusu olmadığını, tamamlanmayan Tubitak projesine bütün katkının zaten müvekkil tarafından sağlandığını, projeye başvuru, fikri alt yapı ve oluşturulmasının bütün aşamaları müvekkil tarafından yerine getirildiğini, zaten projenin ortaya çıkış konusu müvekkilin epilepsi hastası olan babasına tedavi aramasından kaynaklanmakta olup bizzat müvekkilin ailevi durumu ile ilgili olduğunu, bütün bunlarla birlikte zaten projeye benzediği iddia edilen makale de yayımlanmadığını, davaya konu 2. projenin fikri mülkiyet hakkının müvekkiline ait olduğu hususu kapsamında; iddiaya konu 1.projenin Tubitak tarafından yürürlükten kaldırılmış olması, 2.projeden üretildiği iddia edilen makalenin de yayımlanmamış/iptal edilmiş olması ve son makale ile ilgili olarak da müvekkilin yazar sayısı ve sırasını belirleme yetkisine sahip olmaması sebepleriyle herhangi bir hak kaybı bulunmayan davacının iddialarının yerinde olmadığından bahisle tazminat ödemesi ve tecavüz söz konusu olamayacağından davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE : Dava, davacının FSEK'den doğan haklarına tecavüzün men'i ile tazminat taleplidir. İşbu dava başlangıçta Bakırköy ....Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin .... Esas sayılı dosyasında açılmış, mahkemece verilen ... Tarih, .... Esas - ... Karar sayılı karar ile dosyanın mahkememizin ... Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiş, dosyaların tetkikinden; iki dosyada da davalı aynı ise de dava konusu makale ve sair dayanağın farklı olması hususu dikkate alındığında bu haliyle yargılamanın sağlıklı yürütülebilmesi mümkün olmadığı anlaşıldığından birleşen dosya tefrik edilmiş ve mahkememizin ... esasına kaydedilerek yargılamaya devam olunmuştur. Dosyanın .... tarihli duruşmasında her ne kadar "Dosyanın resen seçilecek biri fikri mülkiyet uzmanı, biri biyofizik uzmanı ve biri de tıbbi biyoloji uzmanı öğretim görevlisinden oluşacak heyete tevdi ile, dosya kapsamı deliller, dosyaya gelen yazı cevapları, taraf beyanları, tanık beyanları , sunulan tez ve rapor örnekleri incelenmek suretiyle, dava konusu "...." başlıklı doktora tezi ile dava dilekçesinde belirtilen 3 adet makalede yer alan fikirlerin hak sahibinin davacı olup olmadığı, FSEK kapsamında eser olup olmadığı, bunların varlığı halinde davacının davalının fikri mülkiyet haklarına tecavüzünün olup olmadığı, maddi tazminat koşullarının oluşup oluşmadığı ve istenebilecek maddi tazminat tutarını gösterir rapor düzenlenmesinin istenilmesine, bilirkişilere 15.000,00'er TL'den toplam 45.000,00 TL ücret takdirine, yatırması için davacı vekiline iki hafta kesin süre verilmesine, aksi halde bilirkişi deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağının ihtarına, ihtarat yapıldı." şeklinde ara karar kurulmuş ise de, davacı tarafça verilen kesin süreye rağmen bilirkişi masrafı yatırılmadığından inceleme yapılmamıştır. HMK'nın 266 maddesi uyarınca Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişinin olaya görüşünün alınmasına karar verir. Bu kapsamda uyuşmazlık konusu olan doktora tezi ile dava dilekçesinde belirtilen makalelerde yer alan fikirlerin hak sahibinin davacı olup olmadığı, davalının davacının fikri mülkiyet haklarına yönelik bir kastının olup olmadığı hususları teknik inceleme mahiyetinde olduğundan keza ticari defterlerin incelenmesi teknik bir konu olup, hukuk bilgisi ile çözümü mümkün değildir. Mahkememizin ... Esas sayılı dosyasında davalı taraf aynı ise de davacıların ve yargılama konularının farklı olması göz önünde bulundurulduğunda; bilirkişi delili dışındaki mevcut deliller ile davanın ispatı mümkün olmadığından ve davacı taraf süresinde bilirkişi avansını yatırmayarak bilirkişi deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayıldığından ispatlanamayan davanın reddine karar vermek gerekmiştir. Bu itibarla aşağıdaki hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ; 1-Davanın REDDİNE, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince 732,00 TL ilam harcından 355,22 TL peşin harcın mahsubu ile, 376,78 TL bakiye karar harcının davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen tecavüz davası yönünden 55.000,00 TL vekalet ücretinin, davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen maddi tazminat davası yönünden 1.000,00 TL vekalet ücretinin, davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen manevi tazminat davası yönünden 20.000,00 TL vekalet ücretinin, davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 7-Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, 8-Talep halinde kararın taraflara tebliğine, Taraf vekillerinin yüzlerine karşı kararın tebliğinden itibaren 2 hafta süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. Açıkça okunup usulen anlatıldı. 07/04/2026
Katip ... e-imzalıdır
Hakim ... e-imzalıdır