Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2026/2975 E. 2026/3040 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/2975
Karar No
2026/3040
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2129 E., 2026/395 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 14. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/461 E., 2024/446 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin paydaşı bulunduğu 253 parsel sayılı taşınmazda dava dışı hissedarların, hisselerini davalıya satış suretiyle devrettiklerini, müvekkilinin ön alım hakkı bulunduğu hâlde satıştan haberdar edilmediğini ileri sürerek dava konusu taşınmazda davalı adına olan tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazda paydaşlar arasında fiili taksim suretiyle kullanım bulunduğunu ileri sürerek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yapılan yargılamada dava konusu taşınmazın kullanım durumu ve tanık beyanları ile birlikte dava konusu taşınmazda fiili taksimin bulunduğu, fiili taksime değer verilmesi için fiili taksim sözleşmesinin yazılı olmak zorunda olmadığı, dava konusu taşınmazın kök murisler tarafından hâlihazırdaki gibi fiili taksim suretiyle kullanıldığı, murislerden mirasçılara intikal edip paydaş sayısının artmasının fiili taksim olgusunu ortadan kaldırmayacağı, keşif mahallinde yapılan gözlemler ile hava fotoğraflarına göre fiili taksim bulunan dava konusu taşınmazda yasal ön alım hakkı dürüstlük kuralına aykırılık teşkil edeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamında bilirkişi raporları, zemin ve hava fotoğrafları, tanık beyanlarına göre davalının, dava konusu taşınmazda fiili taksimi bulunduğunu ispat ettiğinden İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazda bulunan çitlerin Mahkemeyi yanıltmak amacıyla keşif öncesi konulduğunu, fiili taksim için gerekli şartların somut olayda bulunmadığını, davalıya pay satan kişilerin tanık olarak dinlendiğini, taşınmazda ortak sayısının 16 kişi olduğunu ve hissedarların taşınmazı kendi aralarında paylaşamadıklarının açık olduğunu, davacının zeminde kullandığı bir yerin bulunmadığını, bilirkişi raporlarının çelişkili olduğunu, dosyaya sundukları belgede hissedarların bir kısımının taşınmazda kullandıkları yer olmadığının beyan edip imza altına aldıklarını, dava konusu taşınmazda fiili taksim bulunmadığını ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının müvekkili lehine bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, ön alım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Onama harcı tam yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.06.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2026/2975, K. 2026/3040, T. 08.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2026-2975-e-2026-3040-k-fbd3f8275ba8