Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2026/2899 E. 2026/3027 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/2899
Karar No
2026/3027
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2026/269 E., 2026/268 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Dörtyol 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/142 E., 2025/202 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; ön alım hakkına dayalı olarak tapu iptali ve tescil talebinde bulunmuştur. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; fiii taksim iddiasında bulunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taşınmazın mahallinde yapılan yeniden keşif ve dinlenen mahalli bilirkişi beyanları ile fen bilirkişisi ek raporu birlikte değerlendirildiğinde; taşınmazın paydaşlar arasında uzun süreden beri narenciye bahçesi ve boş tarla şeklinde fiilen bölündüğü, her bir paydaşın kullandığı alanın ve sulama sistemlerinin birbirinden ayrı ve belirli olduğu, taşınmazda fiili taksim olgusunun gerçekleştiği, bu durumda ön alım hakkının kullanılmasının dürüstlük kuralı ile bağdaşmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; yerel mahkemenin fiili taksim olgusuna dayalı ret kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, zira fiili taksimin temel şartı olan "nizasız ve çekişmesiz kullanım" unsurunun somut olayda gerçekleşmediğini, taraflar arasında ürün sökme ve suç duyurularına konu ciddi husumetler bulunduğunu, taşınmazdaki tek su aboneliğinin müvekkiline ait olduğunu ve mahalli bilirkişi ... ’un tarlayı davacıdan kiraladığını beyan etmesine rağmen bu beyanın hükme esas alınmadığını, fen bilirkişi raporunun ölçüme dayanmayan hayali çizimler içerdiğini ve davalının dava öncesi hiçbir kullanımı bulunmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, ön alım hakkına dayalı tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Onama harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.06.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2026/2899, K. 2026/3027, T. 08.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2026-2899-e-2026-3027-k-359ec1cd6137