Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2026/2371 E. 2026/2447 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/2371
- Karar No
- 2026/2447
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1163 E., 2026/87 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Denizli 8. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/9 E., 2024/190 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin dava konusu Denizli ili, ... ilçesi, ... Köyü, 1 94... parsel sayılı taşınmazın paydaşlarından olduğunu, davalının 23.04.2020 tarihinde ...’ın hissesini satın aldığını, satış bedelinin şufa hakkının kullanılmasını engellemek amacıyla yüksek gösterildiğini ve davacının ön alım hakkını kullanmak istediğini belirterek ön alım hakkına dayalı olarak tapu iptali ve tescil isteminde bulunmuştur. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; fiili taksim iddiasına bulunarak davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; dava konusu taşınmazda fiili taksim bulunduğu, dâhili davalı bankanın ipotekten ari olarak tescile muvafakat verdiği ve davanın açılmasına sebebiyet vermediği gerekçesiyle davanın reddine, dahili davalı ... hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, önalım bedelinin yüksek gösterildiğini, dava konusu taşınmazda fiili taksim bulunmadığını, bu hususta eksik inceleme ve hatalı değerlendirme yapıldığını, Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı öncesi ve sonrası mahkeme gözlemleri ve bilirkişi raporları arasında (fiili taksim konusunda) çelişki bulunduğunu, çelişkinin giderilmediğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olmadığını, yeniden keşif yapılması taleplerinin değerlendirilmediğini, fiili taksim iddiasını kabul etmediklerini, tanık beyanlarının taksimi doğrulamadığını, yazılı veya zımni taksim anlaşması yapılmadığını, tahsis kararı ile vekalet ücretinin artırılamayacağını, beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, ön alım hakkından kaynaklanan tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Onama harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,04.05.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.