Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2026/2338 E. 2026/2228 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/2338
Karar No
2026/2228
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2341 E., 2025/1003 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/173 E., 2023/147 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; ... ilçesi, ... Mahallesinde bulunan 925 parsel (yeni 160 ada, 15 parsel) ve 1498 parsel (yeni 117 ada, 155 parsel) sayılı taşınmazların Muğla İl Mera Komisyonunun 02.06.2017 tarihli kararı ile 4342 sayılı Mera Kanunu'nun 5-(a) hükmüne göre mera alanlarının, tapu kayıtlarında, mera olarak geçen taşınmazlar olduğundan bahisle yaptıkları itirazlarının reddine karar verildiğini ve süresi içinde bu davayı açtıklarını, mera vasfı ile tespiti yapılan ve askı ilanına çıkarılan taşınmazlardan 9 25... sayılı parsellerin imar durumları gereği ... Kültür ve Turizm Koruma Geliştirme bölgesinde kaldıklarını tespit ettiklerini ancak itirazlarının İl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü tarafından reddedildiğini, söz konusu arazinin mera vasfında olmadığını ileri sürerek Muğla İl Mera Komisyonunun 02.06.2017 tarihli mera tespit komisyon kararının iptaline ve dava konusu taşınmazların tarla vasfı ile Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... Belediye Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde; davaya konu yerin kadimden itibaren mera olarak kullanıldığını, bu konu ile ilgili olarak mera komisyonu ret kararı verdiğini, davaya konu yerin mera vasfında olduğunun bu karardan da anlaşılacağını, bu nedenle mera vasfı taşıyan ve yakın mahallenin ihtiyacı olan bu yerin mera olarak kullanılması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı ile davanın ispatlanamadığından reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Nedenleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Dava konusu 925 parsel (yeni 1 60... parsel) ve 1498 parsel (yeni 1 17... parsel) sayılı taşınmazların bilirkişi raporu ile kadim mera olarak değerlendirildiğini, 925 parselin futbol sahası olarak kullanıldığını, hayvan otlatılmadığını, 1498 sayılı parselin hayvan otlatıldığına dair bir beyan bulunmadığını, 2. Mahalli bilirkişi beyanlarıyla da ispatlandığı üzere taşınmazların geçmişten bu yana mera olarak kullanılmadığını, bilirkişi raporu ile kadim mera olarak nitelendirilmesinin çelişki oluşturduğunu, 925 parsel sayılı taşınmazın google görüntülerinde üzerinde iki adet yapı olduğu ve içerisinden iki farklı yönde yol geçtiğini, 1498 sayılı parselin tarla vasıflı taşınmazların arasında kaldığını, yüzölçümünün küçük olması nedeniyle mera olarak bırakılmasının uygun olmadığını, 3. Bilirkişi raporlarına göre her iki taşınmazın da zayıf mera gurubuna dâhil olduğunu, ıslah çalışması ile orta ve iyi vasıflı mera vasfına kavuşabileceğini, her iki taşınmazın da mera olmadığını, 925 parselin kısmen yerleşim alanı kısmen tarım arazisi alanında kaldığını, 1498 parselin 3. derece arkeolojik sit alanı ve tarım arazisi olarak planlanan yerde kaldığını, her iki taşınmazın da ... Kültür ve Turizm Koruma ve Geliştirme Bölgesinde kaldığını, mera vasıflarının bulunmadığını belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması gerektiğini ileri sürmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; mera komisyon kararının iptali istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Harçlar Kanunu’nun 13/j maddesi gereğince davalı ... Millî Emlak Müdürlüğü harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2026/2338, K. 2026/2228, T. 22.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2026-2338-e-2026-2228-k-29d0c94a1e3c