Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2026/2299 E. 2026/2940 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/2299
Karar No
2026/2940
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2091 E., 2026/146 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Dikili 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/523 E., 2023/480 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin 2 16... parsel sayılı taşınmazda paydaş olduğunu, davalı ...'nın 22.08.2022 tarihinde taşınmazdan pay satın aldığını ileri sürerek 2 16... parsel sayılı taşınmazdaki davalı adına kayıtlı olan tapu kaydının iptali ile müvekkilleri adına eşit olarak tapuya tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazda fiili taksim bulunduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "davaya konu taşınmazın kısıtlı... vasisinin talebi üzerine ve Dikili Sulh Hukuk Mahkemesinin 2011/442 Esas sayılı dosyası üzerinden pazarlık usulü ile satışına karar verilen taşınmaz olduğu, 22/08/2022 tarihli açık ihale ile davalıya ihale edildiği,bildirim yapıldığı, davanın yasal üç aylık süre içerisinde açıldığı, kısıtlı payının vasinin talebi üzerine satışa çıkarıldığı, satışın pazarlık yöntemi ile yapılmış olmasının davacılar tarafından yasal ön alım hakkının kullanılmasında engel teşkil etmeyeceği, her ne kadar fiili taksim iddiasında bulunulmuş ise de mahallinde yapılan keşif, dinlenen tanık beyanları ile anlaşıldığı üzere taşınmazın tamamının paydaşlar arasında paylaşılmadığı, taşınmazda kullanılmayan alan bulunduğu, taşınmaz üzerinde bulunan zeytin ağaçlarının kök muris tarafından sağlığında çocuklarına paylaştırıldığı ancak fiili taksime konu bir paylaşımın söz konusu olmadığı, davacıların resmi satış bedeli ile tapu masraflarını depo ettiği, davalı tarafın itirazlarının yerinde olmadığı" gerekçesiyle davanın kabulü ile; dava konusu 2 16... parsel sayılı taşınmazda davalı ... adına kayıtlı olan 1/6 hissesinin ön alım nedeniyle tapusunun iptali ile davacılar adına eşit hisseler ile tapuya kayıt ve tesciline, ön alım bedeli olarak depo edilen 304.542,50 TL'nin karar kesinleştiğinde neması ile birlikte davalıya ödenmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "mahkemece mahallinde yapılan keşifte dinlenen tanık beyanları, tapu kaydı kapsamına göre davacılar ile davalıya pay satan önceki paydaş arasında fiili taksim bulunduğu, davacıların talebinin TMK'nın 2. maddesinde yer alan dürüstlük kuralı ile bağdaşmadığı anlaşılmakla, mahkemece saptanan fiili taksim olgusuna değer verilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken, aksine düşünceyle davanın kabulüne karar verilmesinin yerinde görülmediği" gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, davanın reddine, depo edilen ön alım bedelinin nemalarıyla birlikte davacıya iadesine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; 1. Taşınmazda fiili taksim bulunmadığını, 2. Davalının taşınmazı satın aldığında ihtarname tebliğ ederek ön alım hakkının kullanılabileceğini bildirdiğini, sonrasında fiili taksim savunmasında bulunarak kötüniyetli davrandığını, 3. Davacı aleyhine vekâlet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu bildirmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, ön alım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Onama harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.06.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2026/2299, K. 2026/2940, T. 03.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2026-2299-e-2026-2940-k-9afa2952d918