Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2026/2584 E. 2026/3041 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/2584
Karar No
2026/3041
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2147 E., 2026/253 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Menemen 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/135 E., 2023/158 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin İzmir ili, ... ilçesi, .... Mahallesi, 1001 parsel (yeni 2 12... parsel) sayılı taşınmazda paydaş bulunduğunu, dava dışı paydaş ... ...'ın 07.01.2022 tarihinde payını 230.000,00 TL bedelle davalı ...'a sattığını, satış bedelinin tapuda muvazaalı olarak yüksek gösterildiğini, müvekkilinin ön alım hakkı bulunduğunu ileri sürerek dava konusu taşınmazda davalı adına kayıtlı payın iptali ile müvekkili adına tesciline talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin, dava konusu taşınmazdaki ... ...'ın fiili kullanımına bırakılan alana ait payını 230.000,00 TL karşılığında 07.01.2022 tarihinde satın aldığını, taşınmazın paydaşlar arasında fiilen taksim edildiğini, paydaş ... ... kendisinin kullanımına bırakılan yere denk düşen payını müvekkiline satarak mülkiyet hakkını kullandığını, hatta davacı zaman zaman ... ...'tan satışa konu alanı kendisine kiralamasını istediğini, taşınmazın önce davacıya teklif edildiğini, davacının satıştan haberdar olduğunu, satış bedelinin bankadan gönderildiğini ileri sürerek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu 2 12... parsel (eski 1001 parsel) sayılı taşınmazda 2008 yılından bu yana paydaşlar arasında fiili bir paylaşım ve kullanımın bulunduğu, tanık beyanlarına göre paydaşlar arasında kulanım alanlarının net olarak belirlediği ve paydaşların kendi kullanımın alanlarına yıllara göre farklı ürünler ekip diktikleri, yapılan keşifteki gözlemlerden ve uydu görüntülerinden bu hususun net bir şekilde anlaşıldığı, dava konusu taşınmazda uzun zamandır paydaşlar arasındaki eylemli paylaşım ve kullanımın mevcut olması nedeniyle davacının ön alım hakkını kullanmasının 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 2. maddesinde yer alan dürüst davranma kuralına aykırılık teşkil edeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince yapılan keşif, bilirkişi raporu ve dinlenen tanık beyanları ile fiili taksim olgusunun saptandığı ve taşınmazda fiili taksim olduğunun anlaşılması nedeniyle davanın reddine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; fiili taksime yönelik tanık beyanlarında çelişki bulunduğunu, fiili taksim iddiasını kabul etmediklerini, ön alım hakkının bulunmadığına ilişkin kararın hakkaniyete aykırı olduğunu ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının müvekkili lehine bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, ön alım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Onama harcı tam yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.06.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2026/2584, K. 2026/3041, T. 08.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2026-2584-e-2026-3041-k-4eb79b35c53b