Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2026/2181 E. 2026/2673 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/2181
Karar No
2026/2673
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1387 E., 2025/1129 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Diyarbakır 6. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/76 E., 2025/105 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı bir kısım davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; her iki müvekkilinin Diyarbakır ili, ... ilçesi, ... Köyü, 59... No.lu parsellerde müşterek malik olduklarını, 59... parselin Diyarbakır Kadastro Mahkemesinin 2001/7 Esas sayılı dosyasında davalı olduğunu, yargılama sonucunda 16.05.2012 tarihinde karar verildiğini, kararın Yargıtay tarafından onandığını, karar düzeltme yoluna gittikleri için mahkeme kararının henüz kesinleşmeyerek tapuya işlenmediğini, her iki müvekkilinin de 59... No.lu parsellerde kadastro çalışmalarından sonra parseller davalı iken kayıt maliklerinden olan davalıların hisselerini satın aldıklarını, müvekkili ...'ın satın almış olduğu hissenin tespit maliklerinden ... mirasçısı ...n'e dayandığını, diğer müvekkili...'in satın almış olduğu hissenin ... mirasçısı ...'e dayandığını, Kadastro Kanunu'nun 26. maddesine göre Kadastro Mahkemesinde görülmekte olan bir dava konusu taşınmaz malın 40. madde uyarınca başkasına devredildiği takdirde davaya devralanın devam edeceğini ancak müvekkillerinin davalı parsellerde hisse satın almalarına rağmen davaya müdahil olmadıklarını, Kadastro Kanunu'na göre mahkemece re'sen tescil işlemi yapılması gerekirken bunun yapılmadığını belirterek, Kadastro Mahkemesi tarafından davalı ... adına tescil edilmesine karar verilen 59... No.lu parsellerin müvekkili ... adına tescil edilmesine, Kadastro Mahkemesi tarafından davalı ... adına tescil edilmesine karar verilen 59... No.lu parsellerin müvekkili ... adına tescil edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle dava şartı olarak derdestlik itirazlarının bulunduğunu, davacı vekilinin dava dilekçesinde açıkça ikrar ettiği üzere davaya konu taşınmazların tespit ve tescili için Diyarbakır Kadastro Mahkemesi 2001/7 Esas sayılı dosya ile dava açıldığını ve davanın halen derdest olduğunu, davacı tarafın taşınmazın aynına ilişkin taleplerini ancak Kadastro Mahkemesi nezdinde müdahil olmak suretiyle talepte bulunması gerektiğini, davacı vekili tarafından verilen 10.03.2014 tarihli dava dilekçesinde belirtilen 59... No.lu parsel sayılı taşınmazlarla ilgili olarak davacılar ve müvekkillerinin herhangi bir hukuki ve fiili bir bağın bulunmadığını, husumet itirazında bulunduklarını belirterek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla tapu dayanak belgeleri ile taşınmazların satın alındıkları gerekçesiyle bilirkişi raporları doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde bir kısım davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemecesince yasal düzenlemelere uygun, isabetli yeterli gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından, başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Bir kısım davalılar vekili temyiz dilekçesinde; 1. Dava konusu 59... parsellerle ilgili olarak davacılar ile müvekkilleri arasında herhangi bir hukuki veya fiili bağ bulunmadığını, 2. Dava konusu taşınmazlar hakkında daha önce Diyarbakır Kadastro Mahkemesinin 2001/7 Esas sayılı dosyasıyla yargılama yapılarak kararın kesinleştiğini, aynı taşınmazlar hakkında aynı taraflar ve aynı sebeple yeniden dava açılmasının HMK'nın 114/1-i ve 115 maddeleri gereği mümkün olmadığını, İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi tarafından kesin hüküm engelinin gözardı edildiğini, 3. Dava konusu taşınmazlara ilişkin olarak verilen hüküm ve yapılan işlemlerin yolsuz tescil niteliğinde olduğunu, taşınmazlar hakkında Diyarbakır Kadastro Mahkemesinin 2001/7 Esas sayılı dosyasında yargılama sürerken ihtiyati tedbir kararı verilmiş olmasına rağmen yargılama sürecinde bu taşınmazlar üzerinde tapuda işlem yapıldığını, bu işlemlerin Kadastro Kanunu'nun 25... . madde hükümlerine aykırı olduğunu, Kadastro Mahkemesinin de bu işlemleri yok hükmünde saydığını, 4. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporlarının hatalı, çelişkili ve hukuken geçerli olmadığını, 5. Davanın harç ikmali yapılmadığı gerekçesiyle reddi gerektiğini, tapudaki satış bedeli üzerinden harç yatırdığını, 6. İşbu dava ile Diyarbakır 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/1362 Esas, 2014/1079 Esas; Diyarbakır 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/56 Esas, 2014/1237 Esas; Diyarbakır 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/886 Esas; Diyarbakır 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/1020 Esas, 2014/1051 Esas ve 2015/57 Esas sayılı davalarının içtihat birliği açısından ilk mahkemede birleştirilmesi gerektiğini, 7. Davacıların dürüstlük ve iyiniyet kurallarına aykırı davrandığını beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup bir kısım davalılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,13.05.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2026/2181, K. 2026/2673, T. 16.05.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2026-2181-e-2026-2673-k-f5c6aea91454