Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2026/1995 E. 2026/2623 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/1995
Karar No
2026/2623
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1560 E., 2026/238 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Söke 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/283 E., 2025/164 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu Aydın ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 1 07... parselde paydaş olduğunu, taşınmazda fiili taksim gerçekleştirilmediğini, taşınmazın paydaşlarından ..'ın payının bir kısmını davalıya satması ile davacının ön alım hakkı doğduğunu ileri sürerek davalıya ait payın tapusunun iptali ile davacı adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; tarafların ve payını devreden dava dışı paydaşın öz kardeş olduklarını, davalının icra tehdidi altında iken tapudaki payını kız kardeşi ...'e bağış işlemi ile devrettiğini, icra tehdidi kalktıktan sonra da payını geri aldığını, gerçek bir satış olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulu, 1956/12 Esas, 1957/2 Karar sayılı ilamı gözetildiğinde kardeşler arasındaki bağış veya hibe amaçlı muvazaalı satışların paydaşlara ön alım davası açma hakkı vermeyeceği, davalının dava dışı ... ile kardeş oldukları, görünürdeki işlem satış olsa da asıl amacın bağış olduğu, davacının ön alım hakkını kullanamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz başvuru dilekçesinde özetle; davalı ve pay satan malik arasında bağış işlemi bulunmadığını, kişinin kendi muvazaasına dayanamayacağını, resmî senetteki işlemin satış olduğunu, delillerinin toplanmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, ön alım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Onama harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,11.05.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2026/1995, K. 2026/2623, T. 11.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2026-1995-e-2026-2623-k-0a9a4a33a3db