Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/4236 E. 2026/2533 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/4236
- Karar No
- 2026/2533
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1655 E., 2025/990 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Aydın 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/152 E., 2022/116 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; tarafların ortak murisi ...'nin 57, 60, 61, 82 parsel sayılı taşınmazlarda adına kayıtlı 1/4'er hisseyi, vekili olan dava dışı oğlu ... aracılığıyla 07.02.2017 tarihinde müvekkilinden mal kaçırmak kastıyla tapuda satış göstererek davalıya muvazaalı şekilde devrettiğini, davalının kendisine karşı tapu iptal ve tescil davası açılmasının önüne geçmek için taşınmazları tanıdığı dava dışı ...'a devrettiğini, mirasbırakan tarafından davalı oğluna yapılan temlik ile müvekkilinin saklı payına tecavüz edildiğini ileri sürerek tasarrufun müvekkilinin saklı payını ihlal ettiği oranda tenkisini dava etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, söz konusu satışın davacının bilgisi ve rızası dahilinde olduğunu, devrin bedeli ödenmek suretiyle yapıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu taşınmazların satışının gerçek bir satış olduğu, karşılıksız olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; akit tarihinde murisin mal satma ihtiyacının bulunmadığı, davalının taşınmazları satın aldıktan kısa bir süre sonra üçüncü kişilere murisin sağlığındayken devrettiğini, bu devir bedellerinin aldığı bedelin çok altında olduğunu, dinlenen tanıkların bir kısmının davalının yakın akrabası olması nedeniyle beyanlarının hükme esas alınamayacağını, tanıkların beyanlarının çelişkili olduğunu, murisin diğer mallarının tespiti ile tenkis hesabı yapılması gerektiğini belirtmiştir. B.Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; tenkis istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,06.05.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.