Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2026/1305 E. 2026/2364 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/1305
Karar No
2026/2364
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2004/118 E., 2014/453 K. ASIL VE BİRLEŞTİRİLEN DAVALARDA

Mahkemece verilen karar bir kısım davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili asıl ve birleştirilen dava dilekçelerinde özetle; davacılara ait 81, 84, 483, 4 84... parsel sayılı taşınmazlar aleyhine ... ve mecra irtifakı tesis edilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, bilirkişilerin raporunda belirttiği yolun müvekkilinin su yolunu kestiğini, davacıların tarlaların güneyinden traktör yolu, kuzeyinden de su yolu geçtiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; hükme esas alınan raporda, alternatifler içinde en uygun su ... yolunun 25.05.2013 tarihli krokide belirtilen güzergah olduğu, bu güzergahtan dosya içerisindeki diğer davacıların ve suyun geçtiği yere sınırı olan parsellerin de ortak menfaatine uygun olarak sulamaların fiilen yapıldığı, aynı zamanda komşuluk hukuku ve fedakarlığın netleştirilmesi ilkesi gereği bu güzergahın en ekonomik ve tüm tarafların menfaatine uygun olduğu, traktörlerin parsele giriş çıkışını engelleyecek durum olmadığı, her parsele uygun su ve traktör girişinin bulunduğu, su ... yolu kurulduğunda ulaşımda bir sorun olmayacağının belirtildiği, bahsi geçen parseller lehine su yolu ... hakkı haricinde aleyhine traktör ... hakkı kurulmasının muhtemel parsellerin haksız olarak mağduriyetine yol açacağından ek olarak ... hakkı tesisine de karar verildiği gerekçesiyle asıl ve birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Bir kısım davalılar vekili temyiz dilekçesinde; son bilirkişi raporunun 2013 tarihli olduğunu, temyiz tarihi itibariyle aradan 4,5 yıl geçtiğini, pamuk ekimi yapılan arazinin dönüm olarak birim fiyatının düşük takdir edildiğini belirtmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Asıl ve birleştirilen dava, ... ve mecra irtifak hakkı tesisi istemlerine ilişkindir. ... ve mecra irtifak hakkı tarafların anlaşmasıyla mahkeme dışında sözleşmeyle kurulabileceği gibi (akdi irtifak), yükümlü taşınmaz malikinin irtifak tesisi borcunu yerine getirmekten kaçınması veya tarafların hakkın kurulmasına ilişkin şartların gerçekleşip gerçekleşmediği konusunda ihtilafa düşmeleri hallerinde mahkeme kararı ile de kurulabilir. ... ve mecra ihtiyacının nedeni, taşınmazın niteliği ile bu ihtiyacın nasıl ve hangi araçlarla karşılanacağı davacının sübjektif arzularına göre değil, objektif esaslara uygun olarak belirlenmeli, taşınmaz mülkiyetinin sınırlandırılması konusunda genel bir ilke olan fedakârlığın denkleştirilmesi prensibi dikkatten kaçırılmamalıdır. ... hakkı kurulması davalarında amaç, genel yola bağlantısı olmayan taşınmazların yolla bağlantısının sağlanmasıdır. Bundan dolayı, ... kurulurken ihtiyaç içinde olan taşınmaz kesintisiz olarak genel yola bağlanmalıdır. Buna uygulamada “Kesintisizlik ilkesi” denilir. Zorunlu mecra irtifakı kurulmasına ilişkin davalarda ise, isteği öne süren kişinin zorunlu mecra hakkı kurulmasına ihtiyacı olup olmadığının belirlenmesi, taşınmazının bu ihtiyacını karşılama olanağı olup olmadığı hususunun açıklığa kavuşturulması, ihtiyacı varsa bunu kendisinin aşırı zahmet ve gidere katlanarak başka yoldan sağlayıp sağlamayacağının araştırılması, bütün bunların yanında da zorunlu irtifak kurulacak taşınmaz sahibinin menfaatinin gözetilip gözetilmediği hususları üzerinde durulması gerekmektedir. O yüzden bu tür davalarda zorunlu mecra irtifakı kurulacak güzergâhtaki bütün taşınmaz malikleri davada taraf olarak yer almalı, irtifak hakkının kesintisizlik ilkesine göre tesisi gerekmektedir. Ayrıca mecranın niteliği, nasıl ve hangi araçlarla geçirileceği de belirlenerek kararda gösterilmelidir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297/2. maddesinde hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesinin gerekli olduğu açıklanmıştır. 6100 sayılı Kanun'un 26. maddesi uyarınca “Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir.” Somut olaya gelince; ... ve mecra hakkı bir gayrimenkul mükellefiyeti olduğundan lehine irtifak hakkı tesisi istenen davacı parselleri ayrı ayrı bağımsız olarak değerlendirilmeli, dava konusu her bir parsel yararına ... veya mecranın başladığı yerden ulaştığı yere kadar olan güzergahtaki tüm parseller ayrı ayrı belirtilmelidir. Davacıların kendi parselleri arasında kesintisiz bağlantının gerçekleştirilmesi için hükmen her bir davacı parseli ile devamındaki parseller arasında kesintisiz olarak ulaşımı sağlayacak şekilde irtifak hakkı kurulmalıdır. Buna göre asıl ve birleştirilen davalarda davacı, 81, 84, 483, 4 84... parsel sayılı taşınmazlar lehine mecra ve ... hakkı tesis edilmesini talep etmiş ise de; Mahkemece kurulan hükümde kesintisizlik ilkesi ihlal edilerek sadece 84... parsel sayılı taşınmazlar lehine ... hakkı kurulmuş; 483, 4 84... parseller yönünden olumlu veya olumsuz hüküm tesis edilmemiştir. Öte yandan 84 parsel lehine 81, 6 25... parseller aleyhine kurulan mecra irtifakı ile kesintisizlik ilkesi ihlal edilerek hüküm kurulmuş, güzergah ... nehrine bağlanmamış ve 6100 sayılı Kanun'un 26. maddesinde yer alan taleple bağlılık ilkesi uyarınca 84 parsel maliki yol için ... istemli davasından vazgeçmesine rağmen bu parsel yönünden ... tesisine karar verilmesi de doğru görülmemiştir. Kabule göre de, irtifak hakkı bedeli keşif tarihi olan 2013 yılı itibariyle belirlendiğinden fedakarlığın denkleştirilmesi ilkesi uyarınca hükmün temyizen incelendiği tarihe kadar geçen süre içerisinde enflasyonda meydana gelen artış sebebiyle karar tarihine yakın tarihteki güncel bedelin yeniden belirlenmesi amacıyla bilirkişiden ek rapor alınmalı, mümkün olmaz ise yeniden keşif yapılarak güncel irtifak hakkı bedeli belirlenmeli ve belirlenen bedelden daha önce depo edilen miktar mahsup edilerek kalan miktarın depo edilmesine karar verilmelidir. Ayrıca pasif tapu kayıtlarında yer alan ada parsel numaraları üzerinden hüküm tesisi doğru görülmediği gibi tefrik edildiği hâlde Söke Asliye Hukuk Mahkemesinin 2003/1089 Esas sayılı dava dosyasının karar başlığında gösterilmesi ve davalı ... ... olduğu hâlde davalı isminin ... olarak yazılması da doğru görülmemiştir. V. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Mahkeme kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 440/III-1. bendi gereğince ilâma karşı karar düzeltme yolunun kapalı bulunduğuna, 29.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2026/1305, K. 2026/2364, T. 29.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2026-1305-e-2026-2364-k-484c7dc4d4ea