Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/5868 E. 2026/2505 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/5868
- Karar No
- 2026/2505
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/332 E., 2025/2432 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 14. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/109 E., 2023/763 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; dava konusu 165 64... parsel sayılı taşınmazın 1/5 hissesinin 28.12.2018 tarihinde, diğer 1/5 hissesinin ise 13.09.2019 tarihinde davalıya satıldığını, 12.06.2018 tarihli yıkım raporundan anlaşılacağı üzere taşınmazın satış tarihlerinde boş arsa olduğunu, üzerinde yapı bulunmadığını, ayrıca bedelde muvazaa yapıldığını ileri sürerek, davacının ön alım hakkı uyarınca davalı adına kayıtlı 2/5 payın tapusunun iptali ile tespit edilecek gerçek bedeli üzerinden davacı adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalının arsa payı değil, kat irtifaklı tapusu bulunan parselden bağımsız bölüm satın alındığını, taşınmazın sonraki tarihte 6306 Sayılı Kentsel Dönüşüm Yasası çerçevesinde arsaya dönüştüğünü, kat irtifakı bulunan taşınmazlar hakkında şufa hakkının kullanılamayacağını ayrıca davalıya yapılan devir işleminin aslında trampa olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “davalının arsa payını değil 4 ve 5 numaralı bağımsız bölümleri satın aldığı, karşılığında tanık beyanlarından da anlaşıldığı üzere devri yapan kişilerin yakınlarına başka yerden taşınmazların verildiği, davalının satın almış olduğu tarihte ön alım talebine konu taşınmazların kat irtifaklı olduğu, kat irtifakının satışlardan sonra 18.12.2019 tarihinde terkin edildiği, tapu kütüğünde yer alan tescile göre iyiniyetle bağımsız bölümleri satın alan davalının kazanımının korunması gerektiği” gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “satış tarihlerinde tapuda kat irtifakı bulunduğu, tapunun 6306 sayılı Kanun kapsamında satıştan sonra kat irtifakı terkin edilerek arsa vasfına dönüştüğü, satış tarihinde bina olmadığı ve yıkımın gerçekleştiği yönünde itirazlar ileri sürülmüşse de tapu kaydına bu durumun yansımadığı, ayrıca taşınmazda fiili paylaşımın kentsel dönüşüm ile yeniden yapılacak binada devam etme iradesinin malikler arasında olduğu” gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde: a. Dosyaya sunulan hukuki mütalaaların değerlendirilmediğini, bilirkişi raporları ile arasındaki çelişkilerin giderilmediğini, raporların hükme esas alınacak nitelikte olmadığını, eksik inceleme ile karar verildiğini, b. 6306 sayılı Kanun’un 6. maddesi uyarınca yıkılan binanın tapu kaydındaki kat irtifakının da sona erdiğini, tapu müdürlüklerine resen terkin görevi verildiğini, tapu müdürlüğünün terkin işlemini geciktirmesi veya gayrimenkulün tapuda halen kat irtifaklı gözükmesinin bir önemi olmadığını, tapudan yapılan terkinin açıklayıcı nitelikte olduğunu, davalı tarafın bina yıktırılarak arsa haline döndükten sonra arsa payı satın aldığını, aynı şekilde bina yapılmayacağının da açık olduğunu, taraflara düşen yerin belirli olmadığını, tarafların taşınmazı kontrol ederek kentsel dönüşümde yıkılarak arsa payı haline geldiğini tespit edebilecek durumda olduğunu, davalının sicile güven ilkesinden yararlanamayacağını, davalının sunduğu özel mütalaada taşınmazın arsa paylı olduğunun dolaylı ikrar edildiğini, hükmün Yargıtay içtihatlarına da aykırı olduğunu, c. Davalı anlaşmaya yanaşmadığından yeni yapı yapılamadığını, davalının arsa payı aldığını söylemleri ile kabul ettiğini, d. Trampa iddiasının ispatlanamadığını belirterek temyiz etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, ön alım hakkından kaynaklanan tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,06.05.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.