Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2026/1769 E. 2026/2598 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/1769
- Karar No
- 2026/2598
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/3211 E., 2026/187 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 26. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2025/66 E., 2025/317 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 3 17... parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu, müvekkilinin dava dışı ... ile arasında 01.11.2010 başlangıç tarihli kira sözleşmesi imzalandığını, taşınmazı 01.11.2013 tarihinde ...'ın tahliye ettiği, dava dışı ...'ın taşınmazı tahliye edeceği tarihlerde dava konusu taşınmaza davalıların aldığını, davalıların, müvekkilinin maliki olduğu taşınmazda herhangi bir kira sözleşmesi olmadan ve kullanım bedeli ödemeksizin 01.11.2013 tarihinde beri taşınmazı ganyan bayisi olarak kullandığını ve müvekkilinin uyarı ve müdahalesine rağmen davalının işgaline herhangi bir kullanma bedeli ödemeksizin devam ettiğini, müvekkilinin ... Noterliğinden 02.09.2021 tarih ve ... yevmiye No.lu ihtar ile davalılarıa ihtarname gönderdiğini ileri sürerek elatmanın önlenmesi ve ecrimisil talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacının iddialarının gerçek dışı olduğunu, müvekkillinin dava konusu taşınmazı kiracı olarak kullandığını, taraflar arasındaki sözlü kira sözleşmesine istinaden kira bedellerinin davacıya elden ödendiğini, davacının müvekkiline haksız tahliye baskısı kurduğunu, görevli mahkemenin sulh hukuk mahkemesi olduğunu, ecrimisil alacağının zamanaşımına uğradığını ileri sürerek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yapılan yargılamada taraflar arasında sözlü kira sözleşmesinin var olup olmadığının ispatının tanık anlatımları ile mümkün olduğunu, dinlenen tanık beyanlarına göre taraflar arasında sözlü kira ilişkisinin olduğu, taşınmazda davacının haksız işgalci olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafın mülkiyet hakkına dayalı men'i müdahale ve ecrimisil isteminde bulunduğunu, davaya konu taşınmazın davacı adına kayıtlı olduğu, davalı tarafın savunmasında ise dava konusu taşınmazın kira ilişkisi kapsamında kullanıldığının iddia edildiği, dava dilekçesi ekinde sunulu evraklardan davacı ile dava dışı ... ile kira sözleşmesinin bulunduğu ve davacının adı geçen kişiye 2013 yılında kira sözleşmesinin sona erdiğine dair ihtarnamenin olduğu, dinlenen tanık anlatımlarından ... ile sona eren kira sözleşmesinin ardından davalıların dava konusu yeri kullandığı ve davacının da aynı binada yaşadığı, her ay kira bedelinin elden ödendiğinin belirtildiği gibi kamera kayıtlarında da kira bedelinin ödendiğinin belirtildiği gibi davacı tarafından vergi ödemesinin talep edildiğinin anlaşılmasına göre kira ilişkisinin maddi vakıa olup her türlü delille ispatının mümkün olduğu, dosya kapsamında davacı ile davalılar arasında sözlü kira ilişkisinin olduğu, davalıların kullanımının haklı sebebe dayandığı, elatmanın önlenmesi ve ecrimisile karar verilebilmesi için koşulların oluşmaığı, İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığı, davacı vekilinin istinaf başvuru sebeplerinin yerinde olmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; mülkiyet hakkına dayalı el atmanın önlenmesi ve ecrimisil taleplerini ispatlar delillerinin bulunmasına rağmen usul ve yasaya aykırı çelişkili olarak karar verildiğini, dava konusu taşınmazı daha önce dava dışı ...'a kiralandığını, düzenlenen kira sözleşmesinin 2. maddesine göre sözleşmenin ve taşınmazın devredilemeyeceğinin kararlaştırıldığını, davalı tarafın sözlü kira ilişkisinin bulunduğunu iddia etse de miktar itibariyle tanıkla ispatlayamayacağını, davalının kiracı olmadığını, haksız işgalci olduğunu ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının müvekkili lehine bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, el atmanın önlenmesi ve ecrimisil istemine ilişkindir. 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Onama harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,11.05.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.