Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/5149 E. 2026/3147 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/5149
Karar No
2026/3147
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/388 E., 2025/976 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kadirli 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/128 E., 2022/201 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı yargılamanın yenilenmesini talep eden davacı (asıl davada davalı) vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunan davacı (asıl davada davalı) ... vekili dilekçesinde; Kadirli 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/128 Esas sayılı dosyasında müvekkili ...'ın davalı olarak bulunduğunu, el atmanın önlenmesi talepli davada 29.06.2022 tarihinde davanın reddine karar verildiğini, bu kararın usul ve yasaya uygun olduğunu, ancak davacıların istinaf kanun yoluna başvurduğunu ve Adana Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesinin 17.01.2025 tarihli 2022/3189 Esas, 2025/58 Karar sayılı kararı ile kaldırılarak “davanın kabulüne, dava konusu 1 76... parsel sayılı taşınmazdaki davacılar payına davalının müdahalesinin önlenmesine yönelik karar verildiğini”, istinaf mahkemesinin bu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, bu nedenle yargılamanın iadesini talep etiklerini, davacılar istinaf dilekçesinde hükmün yalnızca kaldırılmasını talep ettiği halde istinaf mahkemesince kaldırıp yeniden esas hakkında karar verilmesinin hatalı olduğunu, davalının kendi hissesini rıza ile ... 'a verdiğini, davacıların hisselerine yönelik herhangi bir rıza durumu veya yönlendirmesinin söz konusu olmadığını, taşınmazın 1/2 hissesinin ... tarafından kullanılmasının davalı müvekkilinin izni ile gerçekleştiği ve bu izin nedeniyle davacıların taşınmazı kullanamadıklarını kabul etmenin hatalı olduğunu, tanık ...’in taşınmazın tamamını kendisinin kullandığını, davalı ...’nin kullanmadığını beyan ettiğini, dava dışı bir kişinin kendisinin kullandığına dair beyanına rağmen istinaf mahkemesinin davanın kabulüne karar verdiğini, bilirkişi raporlarında da ...’nin kullanımı olmadığının belirtildiğini, ayrıca taşınmazın hisseleme oranlarında hata yapıldığını, istinaf mahkemesi tarafından dosyada dinlenen tanık beyanları ve tüm dosya kapsamı itibariyle kararın onanması gerektiğini beyanla yargılamanın iadesi isteminde bulunmuştur. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davacının kanundaki yargılamanın iadesi sebeplerinden hiçbirine dayanmadığını belirterek talebin reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Yargılamanın iadesi talebi bölge adliye mahkemesine hitaben yapıldığından ilk derece mahkemesince talep hakkında karar verilmemiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “talebin kanuni süre içinde yapıldığı, kaldırılması istenen hükmün kesin olarak verildiği, ancak ileri sürülen yargılamanın iadesi sebeplerinin kanunda yazılı sebeplerden olmadığı” gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; tanık ...’in dinlenmesini istediğini belirterek yargılamanın iadesine ilişkin dilekçesini tekrarlamıştır. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, paydaşlar arası el atmanın önlenmesine ilişkin kesinleşmiş karar hakkında yargılamanın iadesi istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.06.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/5149, K. 2026/3147, T. 11.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2025-5149-e-2026-3147-k-80088c6f4208