Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/4860 E. 2026/3278 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/4860
Karar No
2026/3278
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1553 E., 2025/806 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Malatya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/53 E., 2022/50 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalı ...'ın muris ...'ın en küçük oğlu olduğunu, davalının muris ile doğumundan murisin ölümüne kadar aynı evde yaşadıklarını, davalının murisin yaşlılığından ve acziyetinden faydalanarak, davalı ... ile muris ... arasında 24.01.2018 tarihinde düzenleme şeklinde ölünceye kadar bakma sözleşmesi düzenlendiğini, muris ...'ın davalı ... ile yaptığı ölünceye kadar bakma sözleşmesi ile 3 40... parselde bulunan taşınmazı, davalı ...'a ölümünden sonra temlik etmeyi kabul ettiğini, ancak muris ...'ın, davalı oğlu ...'a ölünceye kadar bakıp gözetme karşılığı yaptığı temlikin muvazaalı olduğunu beyanla davanın kabulü ile dava konusu taşınmazın tapusunun iptali ve davacılar adına tapuya tesciline, bunun mümkün olmaması durumunda müvekkillerine ait saklı payı aşan kısmın tenkisi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacılar tarafından ileri sürülen davanın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, müvekkil ile bakılacak kişi olan muris ... arasında akdedilen sözleşmenin geçerli bir sözleşme olduğunu, bu sözleşmenin iki tanık huzurunda düzenlendiğini ve muvazaalı bir hususun söz konusu olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin karar başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile murisin 1934 doğumlu olduğu, yaşı itibariyle ölünceye kadar bakma akdi düzenlemeyi düşünebileceği ancak davamızda murisin adına kayıtlı dava konusu taşınmazın değeri, murisin malvarlığındaki ağırlığı, murisin emekli maaşının olması, müteaahhiten alınan 60.000,00 TL civarı paranın yine davalı ile birlikte tasarruf edilmesi, davalının eşi ve çocukları ile birlikte yıllardır muris ile birlikte oturması, murisin evini kullanması bir anlamda kira giderinin olmaması, bu giderin de yine dolaylı olarak muris tarafından karşılanması, bu hâlde zaten diğer mirasçıların gelip evde yaşayan bir aile varken murisin evine taşınıp muris ile birlikte sürekli oturmalarının beklenemeyeceği, davalının bu ölünceye kadar bakma akdini yapmasından sonra murisin diğer torunlarıyla görüşmesini engellemesi dikkate alındığında burada asıl amacın diğer mirasçılardan mal kaçırmak olduğu gerekçesiyle tapu iptali ve tescil isteminin kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin karar başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; temlikin mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğu iddiasının da kanıtlanamadığı ölünceye kadar bakma sözleşmesi ivazlı akitlerden olduğu tenkise tabi olmadığı gerekçesiyle istinaf talebinin kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; ölünceye kadar bakma sözlşemesinin muvazaalı olduğunun ispatlandığını, aşamalarda dinlenen tanıkların, muvazaayı yani maddi gerçeği ortaya çıkaracak şekilde yaşanan olayları beyan ettiğini, yerel mahkemece de tanık beyanlarımıza değer verilip itibar edilerek hüküm kurduğunu, dava dosyasında davalının bizzat kızı olan tanığın huzurda vermiş olduğu beyanların işlemin muvazaalı olduğunu alenen ortaya koyduğunu, davalının murise bakmadığını hayatı boyunca muris tarafından davalıya bakıldığını,yapılan sözleşmesinin tarihi, müvekkil ...'ın izale-i şuyu davasının tarihi, davalının sözleşmeyi tapuya bildirim tarihi, tapu da devir ve tescil tarihleri hep birlikte dikkate alındığında akitte bakım amacının değil mal kaçırma amacının üstün tutulduğu kabul edilmesi gerektiğini, Bölge Adliye Mahkemesince hatalı değerlendirme yapıldığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, ölünceye kadar bakma sözleşmesinin iptali ile tapu iptali ve tescil ikinci kademede tenkis istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.06.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/4860, K. 2026/3278, T. 16.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2025-4860-e-2026-3278-k-3d9b791fd2d7