Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/4916 E. 2026/3057 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/4916
Karar No
2026/3057
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/3179 E., 2025/1967 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Çorlu 4. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/320 E., 2021/354 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 1983 yılında Tekirdağ ili,... ilçesi, ... Mah. 4 78... , 35... parsel sayılı arsa vasıflı taşınmazları davalılar murisi ... 'ten senetle satın aldığını, satış bedelini ödediğini, davalılar murisinin ödemelerden sonra tapuda devir işlemini yapmadığını, davacının 35 yıldır taşınmazda malik sıfatıyla zilyet olduğunu ileri sürerek; öncelikle davanın kabulüne karar verilerek belirtilen taşınmazların davacı adına tesciline, bu talebin mümkün olmaması hâlinde ise, harici satış bedelinin iadesi ve taşınmaz için yapılan faydalı giderlerin tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davada zamanaşımı süresinin dolduğunu bu nedenle davanın öncelikle zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, taşınmaz satışının resmi şekilde yapılması gerektiğini, adi yazılı belge ile satış yapılamayacağını, taşınmazların 35 yıldır davacının zilyedinde olmasının tapulu taşınmazlarda mülkiyet hakkı doğurmayacağını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararda özetle; taşınmaz mallarda harici satış sözleşmesine dayalı olarak tapu iptali ve tescil mümkün olmadığı gibi davacı tarafın, harici satış sözleşmesini, satış bedeli ödediğini, taşınmazda zilyet olduğunu, taşınmaza yaptığı masrafları ve taleplerini dayandırdığı diğer iddialarını ispat edemediği, tanık beyanları ve sunulan diğer delillerin öne sürülen hususların ispatı için yeterli görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen karar ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Dava konusu taşınmazların davalıların murisi tarafından harici satış sözleşmesi ile davacıya satıldığı ve parasının ödendiğinin dosyada mevcut makbuz ve senetler ile sabit olduğunu, 2. Davalılar murisinin taşınmazı bu şekilde parselleyerek bir çok kişiye sattığını ancak tapu devir işlemlerini yapmadığı için tarafların mağduriyetine sebebiyet verdiğini, 3. Davacının taşınmazda 35 yıldır zilyet olduğunu, 4. Tanık olarak beyanı alınan kişilerin hem olayın mağduru oldukları hem de senetler ile yapılan ödemenin bizzat şahidi olduklarını, 5. Davacı tarafından ödenen bedelin denkleştirici adalet hükümlerine göre davalılardan tahsili gerektiğini ileri sürerek hükmün bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; harici satış sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil, terditli olarak tazminat istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.06.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/4916, K. 2026/3057, T. 08.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2025-4916-e-2026-3057-k-f1f9c0b96b9a