Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/4816 E. 2026/2559 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/4816
- Karar No
- 2026/2559
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2660 E., 2025/1658 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 12. Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2022/80 E., 2022/330 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin dava konusu taşınmazı dava dışı ... 'dan satın aldığını ve taşınmaz üzerinde davalı Bankanın ipoteği bulunduğunu, konut kredisi borcunun kapatılmış olması ve davalı Bankanın da ipoteğin kaldırılacağını beyan etmiş olması nedeniyle, müvekkilinin 23.08.2013 tarihinde taşınmazı ipotekli olarak satın aldığını belirterek dava konusu bağımsız bölüm üzerinde davalı Banka lehine tesis edilmiş 160.000,00 TL bedelli ipoteğin fekkine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın husumet nedeniyle reddi gerektiğini ve mahkemenin görevsiz olduğunu, ipoteğe ilişkin harç ve masrafların ifa edilmediğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava dışı ... tarafından 80.000,00 TL bedelli, 120 ay vadeli, 21.06.2010 tarihli kredi kullanıldığı, taşınmaz üzerine davalı Banka tarafından 160.000,00 TL bedelli, 24.06.2020 tarihli ipotek tesis edildiği, sonrasında taşınmazın 23.08.2013 tarihinde davacı ... tarafından satın alındığı, tesis edilen ipoteğe konu kredi borcunun kapatıldığına ilişkin bir uyuşmazlık bulunmadığı, Bankanın ipoteğin fekki için masraf talep edebileceği veya ipotek fek harcının ödenmesi şartıyla kaldırılacağına ilişkin herhangi bir düzenlemeye dosya kapsamında rastlanılmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile İstanbul ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 14 38... parsel, 4 numaralı bağımsız bölüm üzerine 24.06.2010 tarih ve 6433 yevmiye No ile davalı Banka lehine tesis edilmiş olan 160.000,00 TL bedelli ipoteğin fekkine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı adına kayıtlı İstanbul ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 14 38... parsel, 2.kat, 4 No.lu bağımsız bölüm sayılı taşınmaz üzerinde davalı Banka lehine 24.06.2010 tesis tarihli, 160.000,00 TL bedelli ipotek bulunduğu, banka yazı cevabına göre ipotek konusu borcun ödendiği, davalı vekilinin istinaf başvuru dilekçesinde 20.02.2020 tarihinde ipoteğin fekkine dair Tapu Müdürlüğüne yazı yazıldığı ve ipoteğin fek edildiğine ilişkin beyanı uyarınca UYAP üzerinden alınarak incelenen güncel tapu kaydına göre taşınmaz üzerindeki ipoteğin fek edildiğinin anlaşıldığı; bu durumda dava konusuz kalmış olup vekalet ücreti ve yargılama masrafları yönünden tarafların dava tarihindeki haklılık durumunun tartışılması gerektiği; konut kredisinden kaynaklı borcun tamamen ödenerek kapatıldığı, davalı Bankanın tüketicinin herhangi bir başvurusuna ihtiyaç duymaksızın kendiliğinden ipoteğin fekki için tapu sicil müdürlüğüne yazı yazma yükümlülüğünün bulunduğu, ayrıca Yargıtay (Kapatılan) 13. Hukuk Dairesinin 29.02.2016 tarih ve 2015/38057 Esas, 2016/6148 Karar sayılı emsal içtihatında da belirtildiği üzere ipotek fek harcı zorunlu bir gider olmamasına rağmen davalı vekilinin terkin harcının yatırılması halinde taşınmaz üzerindeki ipoteğin kaldırılabileceği yönündeki savunmasının yerinde olmadığı, buna göre davacı tarafın işbu davayı ikame etmekte haklı olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince gerekçe ve hüküm düzeltilmek suretiyle davanın konusuz kalması nedeni ile karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davanın husumetten reddi gerektiğini, dava şartı olan arabuluculuk başvurusunun yapılmadığını, davanın konusunun kalmaması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş olup müvekkil Banka aleyhine yargılama giderine ve vekalet ücretine hükmedilmesinin usule ve yasaya aykırı olduğunu, davacının davanın açılmasına sebebiyet verdiğini ileri sürerek hükmün bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, ipoteğin kaldırılması istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,07.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.