Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/4753 E. 2026/2821 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/4753
- Karar No
- 2026/2821
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/609 E., 2025/662 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kırklareli 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/43 E., 2025/39 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; dava konusu 2 08... parsel sayılı taşınmaz üzerinde müvekkili ile hem müvekkilinin kardeşi hem de davalıların murisi olan ... arasında elbirliği mükiyetinin bulunduğunu, taraflar arasında ortaklığın giderilmesi davasının derdest olduğunu, müvekkilinin bu taşınmaz üzerine tek katlı betonarme bir ev ile ambar, ahır ve samanlıktan oluşan bir binayı yaptığını, ortaklığın giderilmesi davasında müvekkilinin muhdesat iddiasına itiraz edildiğini, ancak davalıların bu muhdesatları yaptırmaya yönelik ekonomik güçlerinin bulunmadığını ileri sürerek, dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan betonarme ev ile ambar, ahır ve samanlıktan oluşan muhdesatların tespitini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalılardan ... vekili cevap dilekçesinde; davacı iddiasının gerçeği yansıtmadığını ve taşınmaz üzerindeki muhdesatların 30 yılı aşkın bir süre önce yapıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur. 2. Davalılardan ... cevap dilekçesinde; davacı iddialarının gerçeği yansıtmadığını beyanla davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Kırklareli 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 14.09.2023 tarihli ve 2023/43 Esas, 2025/39 Karar sayılı kararındaki “...muhdesatın tespiti davalarında dava konusu muhdesatın, davacı tarafından tek başına olmak üzere kendi nam ve hesabına meydana getirildiğinin duraksamasız bir şekilde ispat edilmesinin gerektiği, oysa ki somut olayda dava konusu muhdesatların toplanan delillere göre davacı tarafından tek başına kendi geliri ile kendi nam ve hesabına yaptırıldığı hususunun duraksamasız ispat edilemediği, zira dinlenen davacı ve davalı tanıklarının davacı ve davalıların murisi arasında para alışverişini bilmediklerini beyan ettikleri, yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden yapılan değerlendirmede muhdesatın tespiti davalarında harç ve vekalet ücretinin tapudaki paylara göre muhdesat değeri üzerinden nispi olarak alındığı, eldeki davada dava değerinin davanın konusu davalıların paylarına isabet eden (zemin bedeli hariç) muhdesatın değeri olduğu, bu değer üzerinden lehe veya aleyhe vekalet ücretinin takdir edilmesinin gerektiği, davalıların taşınmazdaki hisselerinin toplam 3/5 olduğu, 10.11.2023 tarihli bilirkişi raporu uyarınca tek katlı evin değerinin 414.000,00 TL, ambar-ahır-samanlık değerinin 98.736,00 TL olduğu, yapıların toplam değerinin 512.736,00 TL olduğu, davalıların paylarına isabet eden muhdesat değerlerinin 307.641,60 TL olduğu, yargılama sırasında kendisini vekille temsil ettiren davalı ... lehine muris ...'ın terekesindeki iş bu davalının miras payı olan 3/8'lik kısmına isabet eden 115.365,60 TL üzerinden vekalet ücretine hükmedilerek davanın reddine dair hükmün kurulduğu...” gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesinin 30.06.2025 tarihli ve 2025/609 Esas, 2025/662 Karar sayılı kararıyla “...muhdesatın bulunduğu taşınmaza ilişkin taraflar arasında Kırklareli Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2022/1654 Esas sayılı dosyasıyla ortaklığın giderilmesi davasının derdest olduğu, davacının taşınmaz üzerindeki betonarme ev ile ambar, ahır ve samanlığa ilişkin muhdesatın tespiti iddiasıyla eldeki davayı açtığı, ancak toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde dava konusu taşınmazda mevcut yapıların yalnızca davacının emek ve gelirleriyle meydana getirildiğinin duraksamaya yer vermeyecek şekilde ispatlanamadığı...” gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Dava konusu taşınmaz üzerindeki muhdesatların müvekkili tarafından yapıldığını, 2. Yargılama sonunda müvekkilinin iddiasının ispatlanmış olduğunu, 3. Davalıların söz konusu muhdesatları yaptırmaya yönelik olarak ekonomik gücünün bulunmadığını, 4. Bu nedenle davanın kabul edilmesinin gerektiğini, 5. Kararın hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek hükmün bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, muhdesatın tespiti istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından verilen temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,21.05.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.