Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/4588 E. 2026/3422 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/4588
Karar No
2026/3422
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2399 E., 2025/1607 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 4. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/398 E., 2023/299 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının, davalıların murisi ...'dan eski 1458, yeni 134 84... parselde, murise annesi ... dan intikal edecek hissenin 450 metrekarelik kısmını satın aldığından bu konuda sözleşme düzenlendiğini, satın aldığı arazi kısmına o tarihten beri garaj, ev, bahçe ve avlu yaparak günümüze kadar kullandığını ileri sürerek tapu iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline, bu mümkün olmazsa taşınmazın rayiç bedelinin belirlenerek davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...davanın kısmen kabulüne; ... ve ...'a yönelik davanın pasif dava ehliyeti yokluğu nedeni ile reddine, ..., ..., ..., ... ve ...'a yönelik tapu iptali ve tescil isteminin reddine, ..., ..., ..., ... ve ...'a yönelik bedel isteminin kısmen kabulüne ve 184.755,27 TL alacağın 19.11.2021’den tarihinden itibaren işleyecek kanuni faizi ile birlikte adı geçen davalılardan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine." karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “...davacı dava konusu taşınmazda harici satış sözleşmesine dayanarak tapu iptal ve tescil talep etmiş ise de çekişme konusu taşınmazın harici satış sözleşmesinin düzenlendiği tarihte tapuya kayıtlıdır. Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 706., Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 288/2 (Borçlar Kanunu'nun (BK) 238.) ve Tapu Kanunu'nun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan resmi memur önünde yapılmayan harici senetlerine değer verilemez ve buna dayalı olarak iptal ve tescil isteğinde bulunulamaz. Bu nedenle mahkemece davanın reddine karar verilmesi yerinde olmuştur. Ancak davacı taraf terditli olarak bedel talep etmiştir. Harici satım sözleşmesinde bedel yazılmadığı için mahkemece davacı tarafından satın alınan taşınmazın sözleşmenin düzenlendiği tarih itibariyle piyasa rayiç bedelinin mahallinde keşif yapılarak, konusunda uzman bilirkişi kurulu aracılığıyla belirlenmesi, sonrasında bu bedelin denkleştirici adalet ilkesi gereğince ulaştığı değerin, denetime elverişli rapor alınmak suretiyle belirlenmesi ve bu yolla belirlenecek miktara hükmedilmesi gerekli ise de taraflarca mahkemece belirlenen alım satım bedeline ilişkin bir istinaf olmadığından bu konuda bir kaldırma yapılmamıştır. (emsal Yargıtay 3. HD 2020/5332 2021/3229 EK sayılı ilamı) Mahkemece Yargıtay içtihatlarına uygun olarak en az beş bileşen itibariyle denkleştirici adalete göre bedel belirlenmiş olmakla davalı tarafın buna ilişkin istinafı yerinde değildir. (emsal Yargıtay 3.HD 2024/1469 2024/2033 Ek sayılı ilamı). Yine davacının eldeki tapu iptal ve tescil istemli davanın reddi ile ferag ümidi ortadan kalkmakla mahkemenin zamanaşımı def’ine değer vermemesi yerindedir. Davacının vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazlarına gelince; terditli davalarda terditli taleplerden birinin kabul edilmesi halinde davanın kabulle sonuçlandığı kabul edilerek reddedilen kademeli talep için davacı taraf aleyhine vekalet ücretine hükmedilmez. Mahkemece bu husus gözetilmeden, ikincil bedel talebi kabul edilmesine rağmen terditli taleplerden reddedilen tapu iptali ve tescil talebi yönünden davacıların vekalet ücretinden sorumlu tutulmasına karar verilmesi doğru olmamıştır.” gerekçesiyle davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılmasına, davanın kısmen kabul-kısmen reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; dava dilekçesindeki, aşamalardaki, istinaf başvurusundaki iddialarını tekrarlayarak kararın bozulmasını istemiştir. 2. Davalılar vekili temyiz dilekçesinde; cevap dilekçesindeki, istinaf başvurusundaki iddilarını tekrarlayarak kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, harici satış sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil ile alacak istemlerine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.06.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/4588, K. 2026/3422, T. 23.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2025-4588-e-2026-3422-k-9772dbd738f8