Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/4569 E. 2026/2398 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/4569
- Karar No
- 2026/2398
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/217 E., 2025/743 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/246 E., 2023/407 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin murisi olan ... ...'ın müvekkilini 18.03.1992 tarihli düzenleme şeklindeki işlem ile mirasçılıktan çıkardığını, ancak mirasçılıktan çıkarma şartlarının oluşmadığını, çıkarmaya yönelik ileri sürülen sebeplerin gerçeği yansıtmadığını, müvekkilinin evlatlık vazifelerini yerine getirdiğini, işlemin yapıldığı sırada muris ile davacı arasında küslük bulunduğunu, sonrasında aralarının düzeldiğini, murisin davalı kızı ... ve dava dışı yakınlarının etkisinde kalarak dava konusu işlemi yaptığını iddia ederek mirasçılıktan çıkarmanın iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının murise ağır şiddet uygulamasının yanında sürekli hakaret ve tehdit ettiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. 2. Davalı ... 1. oturumdaki beyanında davayı kabul etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 18.10.2023 tarihli ve 2022/246 Esas, 2023/407 sayılı kararındaki "... TMK 510. maddesi hükmüne göre: "Aşağıdaki durumlarda mirasbırakan, ölüme bağlı bir tasarrufla saklı paylı mirasçısını mirasçılıktan çıkarabilir: 1. Mirasçı, mirasbırakana veya mirasbırakanın yakınlarından birine karşı ağır bir suç işlemişse, 2. Mirasçı, mirasbırakana veya mirasbırakanın ailesi üyelerine karşı aile hukukundan doğan yükümlülüklerini önemli ölçüde yerine getirmemişse..." açılan davada mirasçıklıktan çıkarılma sebebi bulunmadığı iddiasıyla dava konusu tasarrufun iptali talep edilmişse de, dinlenen ve Mahkemece itibar edilen tanık beyanlarına göre davacının miras bırakana karşı mirasçılıktan çıkarma sebebi oluşturacak şekilde davrandığı yönünde kanaat oluştuğu" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 16.06.2025 tarihli ve 2024/217 Esas, 2025/743 Karar sayılı ilâmında; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; 1. Delillerin takdirinde hukuki yanılgıya düşüldüğünü, 2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 510. maddesindeki şartların oluşmadığını, 3. Mirasçılıktan çıkarma işleminde murisin iddia ettiği olayların gerçekleşmediği gibi iddialarla ilgili mahkeme kararının da bulunmadığını, 4. Tanık beyanlarından ıskatın geçerli bir sebebinin bulunmadığının anlaşıldığını, 5. Davacı tanığı ...'ın ifadesinin dikkate alınması gerektiğini, adı geçen tanığın murisin bir anlık iftira ile bu tasarrufu yaptığını bizzat kendisine söylediğini beyan ettiğini, 6. Davalı ...'ın davayı kabul ettiğini, 7. 4721 sayılı Kanun'un 512/3 maddesinde murisin mirasçılıktan çıkarma işlemini düştüğü bir yanılma sebebi ile yapmışsa bu tasarrufun geçersiz olacağının düzenlendiğini, 8. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek hükmün bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, mirasçılıktan çıkarmanın iptali istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 30.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.