Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/4461 E. 2026/2195 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/4461
- Karar No
- 2026/2195
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2141 E., 2025/714 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/273 E., 2023/97 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: 1. Davalılardan ..., ..., ... ve ...'a yönelik temyiz incelemesinde; Dosya incelendiğinde; İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunda bulunduğu, kararın davalılar vekiline tebliğ edildiği, davalılar vekilinin karara karşı istinaf başvurusunda bulunmadığı anlaşılmıştır. Öncelikli sorun İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yoluna başvurmayan tarafın, somut olayda davalının, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından karşı tarafın istinaf başvurusunu yeni bir karar verilmeden reddetmesi halinde Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyiz etme hakkının olup olmadığıdır. Hukuk Mahkemelerinin kesin olduğu yasalarla belirtilenler dışındaki kararlarının kanun yolu denetimi 5235 sayılı Kanun ile kurulan Bölge Adliye Mahkemelerinin faaliyete geçtiği 20.07.2016 tarihine kadar sadece Yargıtay tarafından "Temyiz yolu ile" yapılmakta iken 5235 sayılı Kanun ile kurulan Bölge Adliye Mahkemelerinin 20.07.2016 tarihinde faaliyete geçirilmesi üzerine kanun yolu denetimi iki kademeli hâle gelmiştir. Başka bir deyişle İlk Derece Mahkemelerinin 20.07.2016 tarihinden sonra verdiği kararlara karşı doğrudan temyiz yolu kapatılmıştır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunundaki yeni düzenleme ile getirilen istinaf kanun yolu, İlk Derece Mahkemesi ile temyiz incelemesi arasında, ikinci derece bir denetim mekanizması ve kanun yoludur. İstinaf kanun yolu uygulamasında, İlk Derece Mahkemesi kararından sonra, karar önce istinaf denetimine tâbi tutulmakta, istinaf denetiminden sonra temyiz yolu açıksa temyize başvurulmaktadır. Bölge Adliye Mahkemelerinin faaliyete geçmesiyle yargılama üç aşamalı hâle gelmiştir. Önce İlk Derece Mahkemesinde ilk derece yargılaması yapılarak karar verilmekte, ardından Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf incelemesi ile vakıa ve hukukilik denetimi yapılmakta, son olarak da Yargıtayda temyiz incelemesine gidilmektedir. Yeni sistemde temyiz edilen karar İlk Derece Mahkemesinin kararı değil, Bölge Adliye Mahkemesinin kararıdır. Artık İlk Derece Mahkemesi kararının doğrudan temyiz edilmesi mümkün değildir. İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunda bulunulmaması hâlinde karar kesinleşmektedir. 6100 sayılı Kanun'un yargılama sistemine göre İlk Derece Mahkemesinin kesin olmayan kararına karşı öncelikle istinaf yoluna başvurulmalıdır. Bölge Adliye Mahkemesi, istinaf başvurusu üzerine tarafın istinaf başvurusunun usulden/esastan reddine karar verilebilir veya İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırarak yeniden hüküm kurulabilir. Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusu reddedilen tarafın ya da istinaf incelemesi sonucunda İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak yeni karar verilmesi hâlinde aleyhine karar verilen tarafın temyiz hakkı bulunmaktadır. Taraflardan birinin İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunda bulunmaması hâlinde, kamu düzenine aykırılık yok ise diğer taraf lehine usuli kazanılmış hak oluşacaktır. Karşı tarafın istinafı üzerine de Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, İlk Derece Mahkemesince verilen kararın değiştirilmemesi hâlinde, istinaf etmeyenin temyize başvurması usulü müktesep hak ilkesine aykırı olacaktır. Zira istinaf mahkemesince incelenmeyen bir kararın temyiz incelemesi söz konusu olmaz ve olmamalıdır. Dolayısıyla, tarafların istinaf incelemesinin kapsamı dışında bıraktığı hususlar kendiliğinden temyiz incelemesinin de kapsamı dışında bırakılmış sayılır. Kural olarak, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunda bulunmayan tarafın Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyiz hakkı bulunmamaktadır. Ancak ilk kararı istinaf etmeyen taraf, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından İlk Derece Mahkemesinin kararı kaldırılarak yeni bir karar verilmesi halinde bu yeni kararı temyiz edebilecektir. Başka bir deyişle istinaf başvurusunun reddi halinde Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı temyiz hakkı sadece istinaf başvurusu reddedilen tarafa ait olup, İlk Derece Mahkemesi kararını istinaf etmeyen tarafın temyiz hakkı bulunmamaktadır. Somut uyuşmazlıkta, davalılar ..., ..., ... ve ... vekili, İlk Derece Mahkemesince verilen kararı istinaf etmemiş, ancak Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyiz etmiştir. Yukarıda açıklandığı üzere davalılar ..., ..., ... ve ... vekili, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunda bulunmadığından ve aleyhine yeni bir karar verilmediğinden, davalıların Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyiz hakkı bulunmamaktadır. Aksi düşüncede istinaf başvurusunda bulunmayan tarafa İlk Derece Mahkemesi kararını istinaf kanun yolunu atlayarak temyiz etme hakkı tanınmış olur ki, bu durum 6100 sayılı Kanun ile hayata geçirilen üç kademeli yargılama sistemini iki kademeli yargılama sistemine dönüştürür ve istinafın devre dışı bırakılmasına yol açar. Bu açıklamalar karşısında İlk Derece Mahkemesi ek kararını istinaf etmeyen davalılar ..., ..., ... ve ... vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyiz hakkı bulunmadığından, temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir. 2. Davalı ...'a yönelik temyiz incelemesinde; Miktar ve değeri temyiz kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun/HMK) 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması halinde anılan Kanun'un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun'un 352/1-(b) hükmü uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Dosya içeriğine göre hükmedilen ve temyize konu edilen toplam değer 462.142,54 TL olup Sakarya Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibariyle kesinlik sınırı olan 544.000,00 TL'nin altında kalmaktadır. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.1. numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar ..., ..., ... ve ... vekilinin temyiz dilekçesinin REDDİNE, 2.2. numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinin değerden REDDİNE, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.