Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/4431 E. 2026/3133 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/4431
- Karar No
- 2026/3133
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/3089 E., 2025/1320 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Serik 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/570 E., 2022/185 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı dava dilekçesinde; babası ...'nın 05.10.1973 yılında dul olarak öldüğünü, babasının ölümünde ... (...) ile olan evliliğinden kendisini tek mirascısı olarak bıraktığını, davalıların annesi ..'ın 30.03.1973 tarihinde nikahlandığını iddia ederek, çocuklarını babası ...'nın nüfusuna kayıt ettirdiğini, bu evlilik sözleşmesinin muhtar ... ... tarafından sahte olarak ...'nın ölümünden sonra düzenlendiği ve Serik Asliye Hukuk Mahkemesinin 1979/219 Esas, 1979/263 Karar sayılı kararı ile belgelendiğini, davalıların gayrisahih nesepli çocuk oldukları ve bu gayrisahih nesep ilişkisinin tanıma, babalık hükmü ve afla kurulmamış olduğunu, bu sebeple daha önce alınan Serik Sulh Hukuk Mahkemesinin 30.03.1982 tarihli ve 1981/350 Esas, 1982/140 Karar sayılı kararı ile verilen ...'nın veraset ilamının iptaline; muris ...'nın ... isimli tek mirasçısı bulunduğuna, bundan başka mirasçısı bulunmadığına ve miras hissesinin belirtilmesini dava ve talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar ... ve ... cevap dilekçesinde; konuya ilişkin daha önce dava açıldığı ve kesinleştiği, kesin hüküm nedeniyle davanın usulden reddi gerektiği, esasa ilişkin olarak davalıların murisin çocukları olduğunun nüfus kayıtlarından anlaşıldığı belirtilerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından Hukuk Genel Kurulu kararının hatalı yorumlandığını, hukukun temel ilkelerinden olan geçmişe yürüme yasağının hiç edildiğini, kök murisin ölümünden sonra yürürlüğe giren kanunların uygulanmaması gerektiği yönünde kanaat bildirmiş olsa dâhi nihai sonuç olarak davayı reddettiği ve herhangi bir gerekçelendirme de yapmaktan kaçındığını, Mirasçılık Belgesinin İptali istemi olup 743 sayılı Medeni Kanun hükümlerinin uygulanması gerektiğinin son derece açık olduğunu, davalılarla kök muris arasında herhangi bir şekilde nesep bağı kurulamayacağını, buna rağmen mahkeme aksi kanaatte ise dâhi asla kabul olmamakla beraber uygulanacak olan 743 sayılı Medeni Kanun hükümleri gereği davalılarla kök muris arasındaki bağın, gayrisahih nesep bağı olup ilgili mevzuat gereği davalıların miras payının, vekil edenin miras payının yarısı olması gerektiğini, bu kararla YHGK, açıkça artık evlilik dışı çocukların gayrısahih nesep bağıyla dâhi babalarına bağlanmalarına hukuken dayanak bulunmadığını, bu sebeple de mirasçı olamayacaklarını hükme bağladığını, ortada davacı ile davalılar arasında miras ihtilafını esastan çözen bir mahkeme kararı olduğunu, bu kararın mevcudiyeti karşısında artık hiçbir veraset ilamının hiçbir talebe gerekçe oluşturamayacağının kesin olduğunu ileri sürerek mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; mirasçılık belgesinin iptali, yeni mirasçılık belgesinin verilmesi istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.06.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.