Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/4360 E. 2026/2112 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/4360
Karar No
2026/2112
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1038 E., 2025/934 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Mersin 7. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/80 E., 2023/19 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davaya konu 10 27... parselin maliki olduğunu, tapunun beyanlar hanesinde, "28.05.1990 sahtecilikle satışa konu edildiği" beyanının bulunduğunu, bu beyanın hiçbir hukuki geçerliliğinin olmadığını, fakat ilgili şerhin tasarruf işlemlerini kısıtladığını ileri sürerek beyanın kaldırılmasını talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; sahtecilikle satışa ilişkin ceza davasının ortadan kaldırma ile sonuçlandığını, bu nedenle dayanağının kalmadığı belirtilse de ceza davasının ölüm ve zamanaşımı nedenleriyle ortadan kaldırıldığını, taşınmazın önceki maliklerinin tespit edilerek haklarının korunması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin karar başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "dava konusu yapılan taşınmaza idari işlem nedeniyle söz konusu şerhin konulduğu, yapılan soruşturmada şerhin konulmasına dair haklı hukuksal neden bulunmadığı, üçüncü şahısların ve hazinenin muhtemel zararının önlenmesi hususunda söz konusu şerhin konulduğu, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 1027. maddesi gereğince haksız konulduğu" gerekçesiyle şerhin kaldırılmasına karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin karar başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "şerh tarihinde taşınmazda hisse sahibi olan ... oğlu ...'ın münferit taşınmazlardaki hisselerinin sahte imza ile satıldığı iddiası ile fezleke düzenlendiği, bu doğrultuda davalı kurum tarafından üçüncü kişilerin hak kaybına uğramaması ve kurumların sorumlu tutulmaması amacıyla söz konusu taşınmazların tapu kaydına davaya konu şerhin konulduğu, Mersin 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 1993/186 Esas, 1998/231 Karar sayılı dosyasında görülen ceza davasında bir kısım şahısların ölmesi ve zamanaşımının dolması sebebiyle ortadan kaldırma kararı verildiği, ardından davalı Kurumun yaptığı çeşitli yazışmalar sonrasında taşınmazlarda pay sahibi olan şahıslara tebligat çıkartıldığı, ancak paydaşların dava açmadığı, bununla birlikte zaman içerisinde başka taşınmazlarda hak sahibi olan kişilerce açılan davaların kabulüne dair verilen kararların Yargıtayca onanarak söz konusu şerhlerin kaldırıldığı, bu durumda, muhafazasında herhangi bir hukuki menfaat kalmayan şerhin kaldırılmasına karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği" gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; eksik araştırma ile karar verildiğini, taşınmazın maliklerinin araştırılması, önceki malik veya mirasçılarına tebligatların yapılması, bu yönde bir başvuru olup olmadığının tespit edilmesi gerekirken şerhin kaldırılmasının hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, şerhin terkini istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Harçlar Kanunu'nun 13/j maddesi gereğince davalı ... harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/4360, K. 2026/2112, T. 16.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2025-4360-e-2026-2112-k-22c212345f89