Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2026/2541 E. 2026/3913 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/2541
Karar No
2026/3913
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/210 E., 2024/220 K.

... 3. Asliye Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: -K A R A R- Dava, tapu kaydında düzeltim istemine ilişkindir. Davacı vekili; Antalya ili, ... ilçesi, ... köyünde bulunan 1101, 1102, 11 03... parsel sayılı taşınmazlarla ilgili 30.12.1994 tarihli işlem ile hatalı isim tashihi yapıldığını, hatalı tescilden sonra iştirakçiler tarafından yapılan satış işlemlerinin de yolsuz olduğunu ileri sürerek parsellerde yapılan hatalı işlemlerin düzeltilmesini ve ilk tescile dönülmesini talep etmiştir.

Davalılardan bir kısmı davanın reddini savunmuşlar, bir kısmı davaya cevap vermemişlerdir. Davalı ... vekili ve davalılar ... ve ... vekili davayı kabul etmiştir. Mahkemenin 10.12.2013 tarihli kararıyla, tapu idaresinin yolsuz tescilin düzeltilmesini talep hakkı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karara karşı süresi içerisinde davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Dairece, TMK’nın 1027. maddesi ve Tapu Sicil Tüzüğü'nün 85. maddesi hükümleri uyarınca Tapu Müdürlüğünün hatalı işlemden dolayı düzeltme talebinde bulunabileceği, Mahkemece işin esası hakkında hüküm kurulması gerektiği belirtilerek Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Bozma kararı üzerine Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, toplanan delillerden ''... ... oğlu ... ...'' ile ''... oğlu ... ...''un aynı kişi olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Hemen belirtilmelidir ki; eldeki davada davacı vekilinin, düzeltmenin Mahkeme kararı ile yapılması ve ... ... mirasçılarının 1249 parselde verasete iştirak halinde malikken, ... ... Konuk tarafından 30.12.1994 tarihinde ...'ya pay oranında yapılan satışın mümkün olmadığı bu nedenle yolsuz tescilin düzeltilmesine ilişkin iki talebi olduğu anlaşılmıştır. Davacının ilk talebi ile ilgili ''... ... oğlu ... ...'' ile ''... oğlu ... ...''un aynı kişi olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişse de, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda herhangi bir somut veri sunulmadığı, Mahkemenin de bu raporu esas aldığı anlaşılmıştır.

Bilindiği üzere; taşınmazların kadastro tespiti ya da tapuya tescili sırasında mülkiyet hakkı sahibinin adı, soyadı, baba adı gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik ya da hatalı işlenmesi, kayıt düzeltme davalarının kaynağını oluşturur. Bu tür davalarda kimlik bilgileri düzeltilirken, taşınmaz malikinin değişmemesi, diğer bir anlatımla mülkiyet aktarımına neden olunmaması gerekir. Bu tür işlerde mahkemece sağlıklı bir inceleme yapılmalı ve kayıt maliki ile ismi düzeltilecek kişinin aynı kişi olduğu kuşkuya yer vermeyecek şekilde saptanmalıdır. Bu saptama yapılırken de aşağıda açıklanan yöntem izlenmelidir: 1-Kimlik bilgilerinde düzeltme yapılması veya tespiti istenen dava konusu taşınmazların tapu kayıtları (ilk tesis ve tedavülleriyle) ve kadastro tutanakları (tespit ve tescile esas alınan tüm dayanak belgeleriyle), ayrıca taşınmazlar kadastrodan sonra edinilmişse buna ilişkin tüm belgeler ile birlikte getirtilmelidir.

2-Nüfus Müdürlüğünden, dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarında malik olarak görünen kişi ile aynı kimlik bilgilerine sahip bir başka kişi veya kişilerin nüfus kayıtlarının bulunup bulunmadığı araştırılmalı, mevcut ise bu kişi veya kişiler duruşmaya çağrılarak talep konusu taşınmazlarda mülkiyet hakkı iddiaları bulunup bulunmadığı kendilerinden sorulmalı, kaydı düzeltilecek kişilerin nüfus kayıtları, tapu kayıtları ve dayanakları ile bağlantı kurulacak şekilde incelenmelidir.

3-Taşınmazın bulunduğu yerleşim yerinde zabıta aracılığı ile kayıt maliki ile aynı ismi taşıyan başka kişi veya kişilerin bulunup bulunmadığı da araştırılmalıdır. 4-İstem konusunda tanıklar dinlenmelidir. 5-Tüm bu araştırmalar sonucu hâlâ kesin bir kanaat oluşmamış ise mahallinde keşif yapılarak; tanıklar ve varsa tespit bilirkişileri taşınmaz başında dinlenmelidir. Açıklanan bu hususlar çerçevesinde yapılacak inceleme ve araştırma sonucu, tapu ve nüfus bilgileri arasında bağlantı ve tutarlılık sağlandığında talebin kabulü yoluna gidilmelidir. Tapu Müdürlüğü ilgili sıfatıyla yasal hasım olduğundan yargılama giderlerinden ve yargılama giderlerinden olan vekalet ücretinden sorumlu tutulmamalıdır.

Yukarıda değinilen ilkeler ışığında somut olaya bakıldığında, Mahkemece yukarıda açıklandığı şekilde bir araştırma yapıldığından söz etme imkanı yoktur. Hal böyle olunca; dava konusu Antalya ili, ... ilçesi, ... köyünde bulunan 1101, 1102, 11 03... parsel sayılı taşınmazların kadastro tutanağı, varsa dayanak tutanaklarının getirilmesi, kayıt maliki ile aynı kimlik bilgilerine sahip bir başka kişi veya kişilerin nüfus kayıtlarının bulunup bulunmadığının araştırılması, yukarıdaki ilkeler uyarınca yapılacak araştırma sonucunda malikin, davalıların murisi olup olmadığının kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu üzere hüküm tesisi isabetsizdir.

Öte yandan; davacının ikinci talebi yönünden Mahkemece olumlu olumsuz herhangi bir hüküm kurulmaması da doğru değildir. Davacı ... vekili ve davalı ... vekilinin açıklanan nedenlerden ötürü temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, 6100 sayılı HMK'nın geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, Temyiz eden davacı ... 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13/j maddesi uyarınca harçtan muaf olduğundan, bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, Peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı ...'a iadesine, Dosyanın ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 12.05.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2026/2541, K. 2026/3913, T. 12.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-hukuk-dairesi-2026-2541-e-2026-3913-k-db2adc03ff15