Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/4303 E. 2026/2766 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/4303
Karar No
2026/2766
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/890 E., 2025/1315 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Emirdağ 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/69 E., 2025/19 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin Afyonkarahisar ili,... ilçesi, ... Mahallesi, 1 43... , 2 25... parsel sayılı ve arsa vasfında bulunan taşınmazların hissedarı olduğunu, dava konusu hisselerin müvekkiline eşi ...'nin ölümü nedeniyle intikal ettiğini, davalının inşaat yapımı nedeniyle dava konusu taşınmazlara müvekkilin izni ve haberi olmadan inşaat hafriyatı, moloz ve çöp atarak işgal ettiğini, taşınmazların bu nedenle değer kaybettiğini ileri sürerek, davalının dava konusu taşınmazlara müdahalesinin önlenmesine, davalı tarafından atılan hafriyat ve atıkların kaldırılmasına, arsa değer kaybı ile şimdilik 500,00 TL ecrimisilin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ile davacının eşinin taşınmaz alım satım işleri nedeni ile tanıştığını, davacının eşinin ölmeden önce dava konusu taşınmazların kullanımı konusunda müvekkiline izin verdiğini, davacı tarafından yapılan şikayet üzerine 2020 yılında atıkların kaldırıldığını, davacının eşinin ölümünden sonra müvekkilinden aylık 1.000,00 TL kullanım bedeli istediğini, bu paranın verilmemesi üzerine eldeki davanın açıldığını, diğer paydaşların da davaya dâhil edilmesi gerektiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 14.01.2025 tarihli ve 2021/169 Esas, 2025/19 Karar sayılı kararı ile; "...keşif mahallinde dinlenen tanık Duygu tarafından inşaat atıkları ve molozların davacı taşınmazına 2019 yılından beri ... tarafından atıldığına dair beyanda bulunulduğu, bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazlarda değer kaybının oluşmadığına dair tespitin yapıldığı... davalının davacının izni ve rızası olmaksızın yapılan eylemle davacı taşınmazını haksız olarak işgal ettiğinin anlaşıldığı..." gerekçesiyle; "...davanın kısmen kabulü ile...fen bilirkişisi tarafından tanzim olunan 17.03.2023 havale tarihli rapor ve ekli krokisinde A, B ve C harfleri ile gösterilen kısımlara davalı tarafından yapılan müdahalenin menine, ...A, B ve C harfleri ile gösterilen kısımlara dökülen hafriyatl, moloz ve taşların tümünün kaldırılması ile parsellerin eski durumlarına dönüştürülmesi için düzeltilmek suretiyle eski haline getirilmesine, 5.678,96TL eski hale getirme bedelinin davalıdan alınarak davacı tarafa ödenmesine, 7.087,72 TL ecrimisil bedelinin davalıdan alınarak davacı tarafa ödenmesine, ...davacının değer kaybı tazminatı talebinin reddine ..." karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda (III) numaralı bentte belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 23.06.2025 tarihli ve 2025/890 Esas, 2025/1315 Karar sayılı kararı ile "...İcra İflas Kanunu'nun 30. maddesi dikkate alındığında eski hale getirme bedelinin infaz aşamasında gözetilecek bir husus olduğu, her ne kadar davacı vekili eski hale getirme bedelinin kendisine ödenmesini talep etmiş ise de davacının asıl talebinin dava dilekçesinde de belirtildiği üzere, el atılmak sureti ile niteliği değiştirilmiş taşınmazın eski hale getirilmesi olduğu, bu nedenle infaz aşamasında belli olacak eski hâle getirme bedelinin mahkemece hüküm altına alınmasının doğru görülmediği...davacı ve tanığı tarafından molozların dava konusu taşınmaza 2019 yılı Ekim ayında dökülmeye başlandığının beyan edilmesine rağmen mahkemece ecrimisilin 2016 yılından itibaren hesaplanarak hükmedilmesinin doğru olmadığı...öte yandan dava konusu taşınmazların parsel numaralarının değişmesine rağmen mahkemece güncel parsel bilgileri üzerinden hüküm kurulmadığının anlaşıldığı..." gerekçesiyle "...istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm tesisi ile; ...davalının fen bilirkişisi tarafından düzenlenmiş olan 17.03.2023 havale tarihli rapor ve krokisinde A, B ve C harfleri ile gösterilen kısımlarına davalı tarafından yapılan müdahalenin önlenmesine, ...17.03.2023 havale tarihli rapor ve krokisinde A, B ve C harfleri ile gösterilen kısımlara dökülen hafriyatların, molozların, taşların tümünün kaldırılması ile parsellerin eski durumlarına dönüştürülmesi için düzlenmek suretiyle eski haline getirilmesine, eski hale getirme bedeli talebinin reddine, 2.267,63 TL ecrimisil bedelinin davalıdan alınarak davacı tarafa ödenmesine, davacının değer kaybı tazminatı talebinin reddine..." karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; cevap dilekçesinde yer alan nedenleri tekrarla; davacı tanığı Duygu ile müvekkili arasında husumet bulunduğunu, bu nedenle adı geçen tanığın beyanının hükme esas alınmasının doğru olmadığını, Emirdağ Cumhuriyet Savcılığının 2020/1742 sayılı soruşturma dosyasında müvekkili hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesine karşın Mahkemece müvekkili aleyhine karar verildiğini, dava açılmadan önce müvekkilinin taşınmazı terk ettiğini belirterek, kararın bozulmasını istemiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, el atmanın önlenmesi, eski hâle getirme, ecrimisil ve değer kaybı tazminatı istemlerine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,18.05.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/4303, K. 2026/2766, T. 18.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2025-4303-e-2026-2766-k-a12346eaccdc