Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/4225 E. 2026/2692 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/4225
- Karar No
- 2026/2692
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/15 E., 2025/1215 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Iğdır 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/124 E., 2023/384 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında hem 11.05.2020 tarihli yazılı sözleşme yapıldığını, hem de noter kanalı ile düzenleme şeklinde taşınmaz satış vaadi sözleşmesi yapıldığını, daire bedeli olarak 170.000,00 TL üzerinden anlaştıklarını, bu bedelin 160.000,00 TL'sinin müvekkili tarafından davalıya peşin olarak ödendiğini, kalan 10.000,00 TL'nin de tapu tesliminde ödeneceğinin sözleşmede yer aldığını, daireyi teslim tarihi olarak 2020 yılının Ekim ayı belirlendiği hâlde davalının edimini ifa etmediğini, dairenin başkası adına tapuya tescil edildiğini belirterek öncelikle taşınmazın rayiç değeri olmadığı takdirde denkleştirici adalet ilkesi uyarınca uyarlanmış bedelini ve kira bedellerinin tahsilini istemiştir. II. CEVAP Davalı, davaya cevap vermemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; sözleşme uyarınca taşınmazın satım bedelinin bir kısmının ödendiği sabit olduğundan ödenen bu bedel, taşınmazın rayiç değerine oranlanarak tazminat ve kira bedelinin tahsili istemleri yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. 2020 yılının Ekim ayında dairenin teslim edileceği kararlaştırılmasına rağmen davalı tarafından teslim edilmeyerek müvekkilinin zarara uğratıldığını, 2. Bilirkişi raporunda tespit edilen rayiç değerin düşük kaldığını, 3. Davalıya ödenmesi eksik kalan 10.000,00 TL’nin daire teslim edilmediği için ödenemediğini, bu nedenle Mahkemece oranlama yapılmadan hüküm kurulması gerektiğini, 4. Ödeme tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerekirken dava ve ıslah tarihi olarak ayrım yapılmasının ve mevduat faizi yerine yasal faize hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirtmiştir. B.Değerlendirme ve Gerekçe Dava, tazminat ve kira kaybı alacağı istemlerine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Davacı tüketici harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,13.05.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.