Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/4204 E. 2026/2163 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/4204
Karar No
2026/2163
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/575 E., 2025/840 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/128 E., 2024/392 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı dava dilekçesinde özetle; Muğla ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 1 18... (eski 1170) parselde kayıtlı taşınmazın doğusundan yola kadar, kuzeyden taş duvar, güneyden ise ... batı sınırı tel örgü ile çevrili yola bağlantılı yerin ilk tesis kadastrosundan önce kendilerine ait olan yerin 1 18... parsel malikleri olan davalılara yazıldığını, davalıların taşınmazın kuzeyindeki telden sonra hiç bir hakları bulunmadığını, muris babası ... ...'un tapulamadan önce bu alanı bedellerini ödeyerek ... ...'den satın aldığının satış senetleri ile sabit olduğunu ileri sürerek, 1 18... parsel sayılı taşınmazda yapılan kadastro tespitine itirazının kabulü ile davalılara adına tescil olunan yerin kendi taşınmazına dahil edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazda tesis kadastrosunun 31.01.1989 tarihinde yapıldığını, hak düşürücü sürenin geçtiğini, tüm maliklerin davaya dahil edilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yasanın aradığı şekil şartlarına uyularak resmi merciler önünde yapılmış bir satış sözleşmesi olmadığı ve 3402 sayılı Kanun'un 22/A maddesi çalışmalarının kanun ve yönetmeliğe uygun yapıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tapulu taşınmazın resmi şekil şartına uymadan haricen satışının, geçersiz sözleşmenin tarafına tescil istemeye yönelik herhangi bir hak bahşetmeyeceği, kaldı ki bu sözleşmeye dayanarak davacının davalılara ait taşınmaz üzerinde ... hakkı bulunduğunun kabulüne de olanak bulunmadığı, ödenen satış bedelinin güncel değerinin davalılardan tahsili hususunda, usulüne uygun olarak açılmış bir dava bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz başvuru dilekçesinde özetle; dava dilekçesindeki iddialarını tekrarla, ... ...'nin satış senedi ile söz konusu yeri muris babası ... ...'a sattığının bir gerçek olduğunu, bir kısım tanıkların aleyhe beyanda bulunmadığını ancak diğer tanıkların taşınmazda bulunan zeytinleri muris babasının diktiğini ve dava konusu yeri murisinin satın aldığını beyan ettiklerini, her ne kadar sözleşmenin geçersiz olduğu belirtilmiş ise de, sözleşme tarihinde sıkça kullanılan satış senedi ile yapıldığını, satış işlemi geçersiz ise yapılan masrafların ve satış bedelinin güncel değeri hesaplanarak sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca davalılardan tahsilinin gerektiği, dava harcı maktu olarak hesaplanmasına rağmen vekalet ücretinin nispi belirlenmesinin çelişkili olduğunu, vekalet ücretinin maktu belirlenmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, harici satış sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/4204, K. 2026/2163, T. 20.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2025-4204-e-2026-2163-k-5bada1947143