Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/7661 E. 2026/11550 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/7661
- Karar No
- 2026/11550
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2026/1 Esas, 2026/273 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Gülnar 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/1517 Esas, 2025/265 Karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Mersin ili, Gülnar ilçesi, ... Mahallesi ... mevkii 1 39... parsel sayılı taşınmazda kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespitini ve bu hakkın davacı idare adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı, usulüne uygun tebligata rağmen cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; Hükme esas alınan bilirkişi raporunda taşınmazın badem bahçesi olarak değerlendirildiğini, raporda ağaçların sayısına, yaşına ve verimliliğine ilişkin herhangi bir bilgi verilmediğini, hükme esas bilirkişi raporunda taşınmazın badem bahçesi kabulü neticesinde taşınmazın metrekare birim bedelinin olması gerekenden yüksek hesaplandığını, ayrıca hükme esas ek raporda yapılan hesaplamada ortalama maliyetin kök rapordakinden farklı olarak düşürülmek suretiyle bahçenin birim değerinin yükseltilmeye çalışıldığını, düşülen bedel ilk sulama bedeli ise verimliliği artıran bir unsurun maliyet kaleminden çıkarılması ve verimliliğin yüksek alınmış olmasının hatalı hesaplamaya sebebiyet verdiğini, bilirkişi raporunda taşınmaz üzerindeki muhdesatın değerinin yüksek hesaplandığını, telden 5 m aşağısına kadar ağaç dikmemek ve bina yapmamak kaydı ile her türlü ekim dikim yapılabileceğini ve enerji iletim hattından etkilenmediğini, kamu alacakları için öngörülen en yüksek oranda faiz işletilmesinin ölçülülük ilkesine aykırılık teşkil edileceğini ve bu nedenle faizin yasal faiz olarak belirlenmesi gerektiğini, davacı kurum lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu, kararın kaldırılarak düzeltilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
2. Davalı Vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi tarafından bilirkişinin reddine yönelik taleplerinin dikkate alınmadığını, bahse konu iki bilirkişinin de aynı-yan parselde daha önce bilirkişilik yaptığını ve mahkemece heyete tekrar aynı isimlerin görevlendirildiğini, taşınmazın Gülnar Belediyesi sınırları içinde olup belediye ve diğer alt yapı hizmetlerinden yararlandığını, arsa vasfında olduğunu, aksi halde dahi taşınmazın kuru tarım arazisi vasfında değerlendirilmesinin hatalı olduğunu, taşınmazın yeterli sulama imkanına sahip olduğunu, metrekare birim fiyatının çok düşük belirlenmiş olup gerçek değerinin altında olduğunu, dava konusu taşınmaza %200-300 oranında objektif değer artışı uygulanması gerekirken daha düşük oranda objektif değer artışı uygulanmasının hatalı olduğunu, İlk Derece Mahkemesince tespit edilen kamulaştırma bedeline dava tarihinden itibaren karar tarihine kadar TEFE-TÜFE oranında faiz işletilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla kapama badem bahçesi niteliğindeki taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir yöntemine göre değer biçilmesinde, taşınmazın niteliği, tamamının yüzölçümü, geometrik durumu ve enerji nakil hattı güzergahı dikkate alınarak değer düşüklüğü oranı belirtilmek suretiyle irtifak hakkı karşılığının tespit edilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, mahkemece acele el koyma bedeli mahsup edildikten sonra kalan ve depo edilen fark kamulaştırma bedeline dava tarihinden karar tarihine kadar kamu alacakları için uygulanan en yüksek oranda faiz işletilmesi doğru olduğundan taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre, usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Taraflardan peşin alınan temyiz harçlarının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.