Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/4057 E. 2026/2278 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/4057
Karar No
2026/2278
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1771 E., 2025/1255 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/347 E., 2023/111 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı dava dilekçesinde; 1 02... parsel sayılı taşınmaza malik olduğunu, komşu 1 02... parsel sayılı taşınmazın davalı tarafından satın alındığını ön alım hakkını kullanmak istediğini ileri sürerek 1 02... parsel sayılı taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile kendi adına tescilin talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacının taşınmazı ile müvekkilinin taşınmazı arasında tarımsal ve ekonomik bütünlük olmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur 2. Dâhili davalı ... cevap dilekçesinde; kanun maddesinin yürürlükten kaldırıldığını, davacının taşınmazı ile kendi taşınmazı arasında tarımsal ve ekonomik bütünlük olmadığını, taşınmazı 300.000,00 TL'ye satın aldığını belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "dava konusu 1 02... parsel sayılı taşınmazın davacının taşınmazına sınırdaş tarım arazisi olduğu, davanın ilk olarak davalı ...’ya yöneltildiği, yargılama sırasında taşınmazın ... tarafından satın alındığı davacının HMK 125 maddesindeki seçimlik hakkını kullanarak tapu iptal ve tescil davasını yeni malik olan ...'ye yönelttiği, dava konusu ön alıma konu taşınmazın dikili tarım arazisi olarak yeterli ekonomik bütünlüğe sahip olmadığı ve davalı ...'nin dava konusu taşınmazı almak kötüniyetli olduğu, ilk satış bedelinin nemalanmış hali davacı tarafça süresi içerisinde depo edildiği’’ gerekçesiyle davanın kabulü ile 1 02... parsel sayılı taşınmazın davalı ... adına olan tapu kaydının iptali ile, iptal edilen tapu kaydının davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline, depo edilen 243.190,80 TL'nin karar kesinleştiğinde nemasıyla birlikte davalı ...'ye ödenmesine, karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili ve dâhili davalı ... tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ‘’dava konusu 1 02... parsel sayılı taşınmazın toplam 7.378,17 m² yüz ölçümlü olup tapuda "incir bahçesi" vasfıyla kayıtlı olmakla birlikte bilirkişi raporuyla tespit edildiği üzere fiilen incir bahçesi olarak da kullanıldığından taşınmazın dikili tarım arazisi olarak kabulünün gerektiği, 5403 sayılı Kanun'un 8/3. maddesinde de dikili tarım arazilerinde asgari büyüklük 0,5 hektar (5.000 m²) olarak düzenlendiğinden somut olayda dava konusu taşınmazın 5403 sayılı Kanun’un 8. maddesinde belirtilen asgari tarımsal arazi büyüklük miktarı ile hedeflenen miktarın üzerinde olduğu’’ gerekçesiyle davalı ... vekili ve dâhili davalı ...'nin istinaf kanun yolu başvurusunun ayrı ayrı kabulü ile, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine, davacı tarafından depo edilen ön alım bedelinin nemalarıyla birlikte davacıya iadesine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Bölge Adliye Mahkemesinin kararında tarımsal gelir yeterliliğinin gözetilmediğini, 2. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu bildirmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, sınırdaş parsel malikine tanınan yasal ön alım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 27.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/4057, K. 2026/2278, T. 27.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2025-4057-e-2026-2278-k-3128dc6a5274