Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/4005 E. 2026/2175 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/4005
Karar No
2026/2175
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1175 E., 2025/1107 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/108 E., 2023/70 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı dava dilekçesinde; kendisinin 1 02... parsel sayılı taşınmazın paydaşı olduğunu, taşınmazın diğer paydaşlarının taşınmazın bakım ve gözetimini kendisine bıraktıklarını, bu parsele komşu taşınmaz olan 1 02... parsel sayılı taşınmazın davalılardan ...’a ait olduğunu ve onun kullanımında olduğunu, kendisinin konut olarak kullanacağı yere bakacak bir şekilde adı geçen kişinin parseli üzerine pencere koyduğunu, ayrıca izinsiz ve ruhsatsız yapmış olduğu ahırın pisliği ile akan sularının kendi parseline zarar verdiğini, yine komşu taşınmazlardan 1 02... parsel sayılı taşınmazın ise diğer davalı ...’a ait olduğunu, taşınmazı üzerindeki ahıra demir kapı taktırdığını, demir kapının kendi parseline tecavüz ettiğini ileri sürerek, el atmanın önlenmesi ile usulsüz olarak yapılan tüm yapıların yıkılmasını talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davacının taşınmazda tek malik olmadığını, diğer ortakların da davaya dahil edilmesinin gerektiğini ve davacı iddialarının gerçeği yansıtmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 08.03.2023 tarihli ve 2021/108 Esas, 2023/70 Karar sayılı kararıyla “...dava konusu taşınmazın davalıya ait olduğunun tespit edildiği ve davalının duvar ve kapı yapmak suretiyle müdahalede bulunduğunun belirlendiği, bu nedenle müdahalenin men'i talebi yönünden davalının husumetli kabul edildiği, mülkiyet hakkının Anayasa, kanunlar ve uluslararası sözleşmelerle korunan mutlak bir hak olduğu ve malik tarafından her türlü haksız elatmanın önlenmesinin istenebileceği, taşınmaza yapılan kalıcı yapıların mütemmim cüz sayılarak taşınmaz mülkiyetine tabi olduğu, ancak belirli şartlarla yapıyı yapan lehine temliken tescil talep edilebileceği, bu talep için iyiniyet, yapı değerinin taşınmazdan fazla olması ve uygun bedel ödenmesi şartlarının birlikte gerçekleşmesinin gerektiği, somut olayda davalının davacı taşınmazına müdahalesinin sabit olduğu ve müdahalenin haksız bulunduğu, bu nedenle müdahalenin men'ine karar verildiği, ancak yapıların taşınmasının mümkün olması nedeniyle yıkım yerine eski hâle getirmeye hükmedildiği, komşuluk hukukuna aykırılık bakımından, mülkiyet hakkının sınırsız olmayıp komşulara zarar vermeyecek şekilde kullanılmasının gerektiği ve bu kapsamda objektif ölçütlere göre hoşgörü sınırlarını aşan elatmaların önlenmesinin mümkün olduğu, elatmanın önlenmesi davalarında kusurun aranmadığı, önemli olanın elatma ile zarar arasında illiyet bağının bulunması olduğu, somut olayda davalıya ait ahırın koku, kirlilik ve sinek oluşumuna sebep olarak katlanılabilir sınırları aştığının bilirkişi raporlarıyla tespit edildiği, bilirkişi raporlarında davalının alabileceği önlemlerin gösterildiği ve bu önlemlerin hem davacının zararını giderecek hem de davalıya en az külfet yükleyecek nitelikte olduğunun kabul edildiği...” gerekçesiyle Niğde ili, ... ilçesi ... Köyü 1 02... parsel sayılı taşınmazda 04.04.2022 tarihli fen bilirkişisi raporu ekindeki krokide A harfi ile gösterilen toplamda 8,59 m²'lik alana davalı ... tarafından yapılan müdahalenin men'ine, üzerindeki yapıların sökülmek suretiyle taşınmazın eski hâle getirilmesine; 13.12.2022 tarihli çevre mühendisinin raporu doğrultusunda davalı ... tarafından işletilen ahırda; konuta bakan pencerenin kapatılmasına, ahırdan çıkan sıvı atıklarının önlenmesi için sızdırmalı foseptik uygulamasının yapılmasına karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesinin 11.06.2025 tarihli ve 2023/1175 Esas, 2025/1107 Karar sayılı kararıyla “...04.04.2022 tarihli kadastro teknik bilirkişi raporunda krokide A harfiyle gösterilen 8, 59... ada 191 parsel sayılı maliki tarafından demir kapı ve duvar yapılarak tecavüz edildiği, dinlenen tanık anlatımlarından bu kullanımın davalılardan ... tarafından gerçekleştirildiğinin anlaşıldığı, 26.04.2022 tarihli ve 13/12/2022 tarihli bilirkişi raporlarında genel olarak davalıya ait ahırdan oluşan koku nedeniyle davacının mağduriyetinin söz konusu olduğu ve yine herhangi bir önlem alınmadığının belirtildiği, bu durumda davalıların Komşuluk Hukukunun öngördüğü sınırları aşan kullanımlarının bulunduğu dikkate alındığında mahkemece yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesinde hukuka aykırı bir yönün bulunmadığı...” gerekçesiyle davalılar vekilinin başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalılar vekili temyiz dilekçesinde; - Dava konusu 1 02... parsel sayılı taşınmazda birden fazla kişinin hisseleri oranında malik olduğunu, - Bu nedenle eldeki davanın taşınmazın tüm malikleri tarafından açılmasının gerektiğini, - Eldeki davanın iyiniyetten yoksun olduğunu, - Mahkemece yapılan değerlendirmenin gerçeklikten uzak olduğunu, - Sızdırmalı foseptik uygulamasının yapılabilmesi için gerekli olan altyapının bulunmadığını, - Bu nedenle mahkeme hükmünün infazının mümkün olamayacağını, - Davacının iddia ettiği birtakım hususların müvekkilleri tarafından yapılmadığının sabit olduğunu ileri sürerek hükmün bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, el atmanın önlenmesi ve yıkım istemlerine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/4005, K. 2026/2175, T. 21.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2025-4005-e-2026-2175-k-6e5b128cbacf