Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/3889 E. 2026/1942 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/3889
- Karar No
- 2026/1942
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1374 E., 2025/1666 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Tokat 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/304 E., 2025/111 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Tokat ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 12 84... parsel sayılı taşınmazda yer alan B Blok, 3. Kat, 6 No.lu bağımsız bölümün davalı adına kayıtlı iken müvekkili tarafından 16.03.2023 tarihinde satın alıdığını, davalının dava konusu taşınmazı tahliye etmemesi nedeni ile müvekkilinin eldeki davayı açmak zorunda kaldığını ileri sürerek, davalının dava konusu taşınmaza el atmanın önlenmesine, şimdilik 100,00 TL ecrimisil bedelinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı davaya karşı cevap dilekçesi vermemiş, yargılama aşamasında davalı vekili dava konusu taşınmazın satış bedelinin davalı tarafından müvekkiline eksik ödeniğini, bu bedel karşılığı taraflar arasında sözlü anlaşma ile müvekkilinin kiracı sıfatıyla taşınmazı kullanmakta olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 10.03.2025 tarihli ve 2024/304 Esas, 2025/111 Karar sayılı kararı ile "...davacının dava konusu bağımsız bölümün maliki olduğu, davalının dava konusu taşınmazı kullanımının haklı bir nedene ve mülkiyet hakkına üstün gelecek bir hakka dayanmadığı..." gerekçesiyle; "...davanın kısmen kabulü ile; 1-Davalının dava konusu taşınmaza müdahalesinin önlenmesine, 2-85.658,23TL ecrimisil bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
3-Alınması gereken 136.962,19TL karar harcının, 427,60 TL peşin harç, 2.177,00 TL ıslah harcı ve 32.779,43 TL tamamlama harcından mahsubu ile bakiye 101.578,16 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davanın el atmanın önlenmesi talebi bakımından karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT''ye göre takdir olunan 271.139,62TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine ... 6-Davacı tarafından yapılan 427,60 TL peşin harç, 427,60 TL başvurma harcı, 32.779,43 TL tamamlama harcı, 2.177,00 TL ıslah harcı, 3.030,30 TL keşif harcı ve 8.181,50 TL dosya masrafından (davanın kabul oranı üzerinden 8.013,78 TL) davanın kabul red oranı üzerinden hesaplanan harçlar bu orana eklenmeksizin toplam 49.032,71 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına... " karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda (III) numaralı bentte belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 08.07.2025 tarihli ve 2025/1374 Esas, 2025/1666 Karar sayılı kararı ile "...istinaf başvurusunun esastan reddine...." karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; 1. Dava konusu taşınmazın davacıya satışı nedeniyle satış bedelinden 35.000,00 TL'nin eksik alındığını, bu bedel karşılığında müvekkilinin taşınmazda oturması konusunda taraflar arasında anlaşma yapıldığını, bu nedenle ecrimisil bedeline hükmedilmesinin hatalı olduğunu, 2. Yargılama aşamasında dinlenen tanıkların beyanı ile iddialarının ispatlandığını, 3. Eldeki davanın tapu iptali ve tescil davası olmadığını, bu nedenle müvekkili aleyhine hükmedilen vekâlet ücretinin taşınmazın değeri üzerinden verilmemesi gerektiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, el atmanın önlenmesi ve ecrimisil istemlerine ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun "mülkiyet hakkının içeriği" başlıklı 683. maddesinde; "Bir şeye malik olan kimse, hukuk düzeninin sınırları içinde, o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir. Malik, malını haksız olarak elinde bulunduran kimseye karşı istihkak davası açabileceği gibi, her türlü haksız el atmanın önlenmesini de dava edebilir." şeklinde düzenleme mevcuttur. 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun "Değer" başlıklı 16/1 hükmünde; "Değer ölçüsüne göre harca tabi işlemlerde (1) sayılı tarifede yazılı değerler esastır. Müdahalenin men'i, tescil ve tapu kayıt iptali gibi gayrimenkulün aynına taalluk eden davalarda gayrimenkulün değeri nazara alınır." Müdahalenin men'i ve ecrimisil talepli davaların taşınmazın aynına ilişkin dava olduğu, bu tarz davalarda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 120. ve 492 sayılı Kanun’un 16. maddesi uyarınca, dava değerinin ve buna göre alınacak harcın el atılan yerin değeri ile talep edilen ecrimisil bedelinin toplamından (04.03.1953 tarihli ve 10/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı) ibaret olduğu, Dairemizin yerleşik içtihatlarında da el atmanın önlenmesi davalarının tümü kategorik olarak taşınmazın aynına ilişkin dava olarak nitelendirilmekte ve bu davalar yönünden 492 sayılı Kanun'un 16. maddesi uyarınca taşınmazın değeri üzerinden nispi harca ve vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiği kabul edilmiştir. Bununla birlikte müdahalenin men'i davalarının tamamının kategorik olarak taşınmazın aynına ilişkin dava olarak kabul edilmesi doğru olmayıp taraflar arasındaki ihtilafın niteliğine göre davanın taşınmazın aynına ilişkin olup olmadığının saptanması gerekir. Buna göre gayrimenkulün aynına taalluk eden davalarda harcın gayrimenkulün değeri nazara alınarak belirleneceği açıktır. Bir başka ifadeyle yukarıda anılan hükümle taşınmazın değerinin esas alınacağı davalar tek tek sayılmak suretiyle değil bazı örnekler verilmek suretiyle ancak sonuç olarak temel kıstas gayrimenkulün aynına taalluk eden dava olarak belirlenmiştir. Burada dikkat edilecek husus, hükümde müdahalenin men'i davası bir belirleyeci kriter olarak değil, belirleyici kriter olan taşınmazın aynına ilişkin dava esasının bir örneği olarak gösterilmiştir. Gerçekten de müdahalenin men'i davalarının önemli bir kısmına bakıldığında, davacı taraf mülkiyet hakkına dayanmakta, karşı taraf davalı da taşınmazda davacının değil kendisinin mülkiyet hakkının bulunduğu, davacının mülkiyet kaydının yolsuz veya hukuka aykırı olarak oluştuğu yönünde ihtilaf çıkarmaktadır. Bu çerçevede bu nevi müdahalenin men'i davalarının taşınmazın aynına ilişkin olduğu hususunda hiçbir kuşku bulunmamaktadır. Ancak el atma davalarının tamamı bu niteliğe sahip olmayıp bazılarında davacı taraf mülkiyet hakkına dayanmakta iken taraflar arasında taşınmazın mülkiyeti üzerinde bir ihtilaf bulunmamaktadır. Bir başka ifadeyle taşınmazın kime ait olduğu hususunda taraflar arasında bir uyuşmazlık dolayısıyla bir dava bulunmamaktadır. Bu nedenle bu davaların da taşınmazın aynına ilişkin olduğu kabul edillerek, harç ve vekâlet ücretinin taşınmazın toplam değeri üzerinden hesaplanmasının, tarafların mülkiyet hakkını ölçüsüz biçimde ihlal etmesi söz konusu olacağı gibi bunun gerek hakkaniyetle ve gerekse de mevzuatımızın bu konuyla ilgili genel sistemiyle bağdaştırılması mümkün olmayan sonuçlar doğurabilecektir. Bu çerçevede; taşınmazın mülkiyeti konusunda aralarında uyuşmazlığın/ihtilafın bulunmadığı davalarda, dava konusunun taşınmazın aynına müteallik olmadığının kabul edilmesi gerekir. Söz konusu kanun maddesinin de yorum yapmaya elverişli olması karşısında kanun koyucunun buradaki muradının sadece taşınmazın aynına ilişkin olan davalara yönelik müdahalenin men'i davasına örnek göstermek olduğu, yoksa taşınmazın aynının ihtilaflı olmadığı müdahalenin men'i davalarında, ihtilaf konusu ne ise onun dava değeri olarak belirlenmesini, kullanımın durumuna göre ecrimisil bedeli üzerinden harç ve vekâlet ücretine hükmedilmesini amaçladığı söylenebilir. Somut olayda; davacı taraf mülkiyet hakkına dayanarak dava konusu taşınmaza yapılan müdahalenin men'i ve ecrimisil taleplerinde bulunmuş, davalı taraf taşınmaz üzerinde mülkiyet hakkının bulunmadığını belirtmiş, bir başka ifade ile taşınmaz üzerinde ayni bir hak iddiasında bulunmamıştır. Bu itibarla yargılama harç ve giderlerinin, davacının taşınmazdan yoksun kaldığı dönemde elde edebileceği ecrimisil oranı (9.949,24 TL x 12 ay=119.390,88 TL) üzerinden hesaplanması (somut olayda el atmanın önlenmesi yönünden 119.390,88 TL, ıslahla talep edilen ecrimisil tutarı 127.560,11 TL=toplam 246.950,99 TL üzerinden harcın hesaplanması) gerekirken, el atmanın önlenmesi talebi yönünden taşınmazın değeri üzerinden harca ve vekâlet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiştir. Hükmün bu nedenle bozulması gerekmekte ise de, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370/2 hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, davalı tarafın temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının; "3-Alınması gereken 136.962,19 TL karar harcının, 427,60 TL peşin harç, 2.177,00 TL ıslah harcı ve 32.779,43 TL tamamlama harcından mahsubu ile bakiye 101.578,16 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, davacı tarafça yatırılan fazla harcın davacıya iadesine," "4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davanın el atmanın önlenmesi talebi bakımından karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT'ye göre takdir olunan 271.139,62 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine" "6-Davacı tarafından yapılan 427,60 TL peşin harç, 427,60 TL başvurma harcı, 32.779,43 TL tamamlama harcı, 2.177,00 TL ıslah harcı, 3.030,30 TL keşif harcı ve 8.181,50 TL dosya masrafından (davanın kabul oranı üzerinden 8.013,78 TL) davanın kabul red oranı üzerinden hesaplanan harçlar bu orana eklenmeksizin toplam 49.032,71 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına" şeklindeki 3, 4 ve 6 numaralı bentlerinin hüküm fıkrasından çıkartılarak yerine; "3.Alınması gereken 16.869,22 TL karar harcının, 427,60 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 16.441,62 TL harçtan 14.333,62 TL'nın davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, reddedilen ecrimisil bedeli üzerinden bakiye 2.108,00 TL harcın davacı üzerinde bırakılmasına," "4.Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davanın el atmanın önlenmesi talebi bakımından karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT'ye göre takdir olunan 30.000,00 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine", "6-Davacı tarafından yapılan 427,60 TL peşin harç, 427,60 TL başvurma harcı, 3.030,30 TL keşif harcı ve 8.181,50 TL dosya masrafı olmak üzere toplam 12.067,00 TL yargılama giderinin davanın kabul ret oranı üzerinden 10.019,51 TL'nın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, kalan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına" cümlesi yazılmak suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.