Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/3869 E. 2026/1625 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/3869
- Karar No
- 2026/1625
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1137 E., 2025/1436 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Samsun 4. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/434 E., 2025/155 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; tarafların paydaş olduğu dava konusu 1 35... parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan 4 katlı betonarme evin müvekkiline ait olduğunu ileri sürerek muhdesatın müvekkili tarafından inşa edildiğinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davayı ön inceleme aşamasından önce kabul ettiğini, bu nedenle müvekkillerinin vekâlet ücreti ve yargılama giderlerinden sorumlu tutulmaması gerektiğini belirterek, yargılama giderlerinin davacı üzerine bırakılmasını talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun yargılama gideri yönünden kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden hüküm kurulmasına, davanın kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalılar vekili temyiz dilekçesinde; ortaklığın giderilmesi davasında hem davacı ...’e muhdesatın tespiti davası açması için hem de müvekkillerine muhdesat iddiası konusunda cevap vermeleri için 1 aylık kesin süre verilmesinin hatalı olduğunu, müvekkillerinin davanın açılmasına sebebiyet vermediklerini, aleyhe yargılama gideri vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini, mahkeme aksi kanaatte olursa müvekkilleri aleyhine nispi vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; muhdesatın tespiti istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 30.03.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.