Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/3656 E. 2026/1627 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3656
Karar No
2026/1627
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1428 E., 2025/1026 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Çemişgezek Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/72 E., 2023/61 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; ...Köyü ...Çeşmesi olarak bilinen çeşmenin kadimden beri içme suyu olarak kullanıldığını, geri kalan kısmın ise müvekkiline ait 808 parsel ile birlikte 807, 806, 805, 804, 8 01... parseller tarafından sulama suyu olarak kullanıldığını, suyun kaynağının 8 20... No.lu parsellerin arasında olduğunu, 8 10... parsel maliklerinin ev yapmak üzere temel kazmaları üzerine çeşme suyunun bir kısmının bu temelin olduğu yerde ortaya çıktığını, burada ortaya çıkan suyun o tarihten beri ... ve ... tarafından kullanıldığı gibi köylü tarafından içme suyu olarak kullanıldığını, aynı zamanda 807, 808, 806, 805, 804, 8 01... parseller tarafından sulama suyu olarak kullanıldığını, davalı ...'nin bu suyu yaklaşık 2 km uzaklıktaki kendisine ait 6 07... parsel sayılı tarlalara götürerek sulama suyu olarak kullandığını, davalının kötüniyet ile bunları yaparken kimseden muvafakat almadığını ileri sürerek davalının suya el atmasının önlenmesi ve kâl'ine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı cevap dilekçesinde; 1968 yılında ... kendi taşınmazına ev yaparken temelin açılması ile 1930'lu yıllarda aktif olan suyun daha da belirginleştiğini, bu su ile evvelden ...’nin kardeşlerinin icarında bulunan 808 parselin de sulandığını, sonradan davacının 808 parseli satın aldığını, ...’nin kendi temelinde bulunan suyu kullanması için davacıya izin vermediğini, amcası ...’ın bu suyu kendisine verdiğini, kendisinin de muhtardan izin alarak suyu tarlasına götürdüğünü, davacının kendisine ait suyu gasp ederek ...Çeşmesine bağladığını, suyunun azalmasına sebebiyet verdiğini, davacı ile 2019/10 Esas sayılı dosyada husumetli olduklarını, davacının kötüniyetli olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile suyun kaynağının 811 parsel sayılı taşınmaz olduğu, 811 parselde yapılan kazı neticesinde kendiliğinden ortaya çıkan suyu 811 parselin özel su olarak kullanma hakkına sahip olduğunu, ihtiyaç fazlası artan suyun hayvanların içme suyu olarak 811 parsel bitişiğindeki yalağa verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne, 05.05.2023 havale tarihli rapor ve krokisinde yer alan (C) harfi ile gösterilen alana, davalı tarafça el atmanın önlenmesine ve (C) harfi ile gösterilen 26 metrelik alan içerisine döşenen boruların kâl'ine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararında kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun bulunduğu belirtilerek, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde, dava konusu suyun özel su olup malik tarafından müvekkiline devredildiğini, suyun 807, 806, 805, 804, 8 01... parsel malikleri tarafından kullanıldığı iddiasının doğru olmadığını, suyun debisinin azaldığını, dava konusu suyun kadimden beri su yalağı ihtiyacı nedeniyle kullanıldığı şeklindeki gerekçenin doğru olmadığını, dava dilekçesinde belirtilen ...Çeşmesinin asıl adının ....... Çeşmesi olduğunu, 811 parselden çıkan su ile bu çeşme arasında 36 metre bulunduğunu, mahalli bilirkişi beyanlarına göre de davacının suyunu ortak yalaktan aldığını, dava konusu suyu kullanmadığını, ayrıca atıl durumdaki boruların el atma niteliğinde olmadığını ve bu borular hakkında kâl kararı verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Taraflar arasındaki uyuşmazlık, suya el atmanın önlenmesi ve kâl istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 30.03.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/3656, K. 2026/1627, T. 30.03.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2025-3656-e-2026-1627-k-67cb324f1239