Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/3252 E. 2026/4148 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/3252
Karar No
2026/4148
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/190 E., 2025/2724 K. DAVA TARİHİ : 27.12.2023 İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 9. İş Mahkemesi SAYISI : 2023/280 E., 2024/433 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Bakanlığa bağlı işyerinde çalıştığını, 02.04.2018 tarihinde 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (696 sayılı KHK) kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçirildiğini, ... ... Sendikası (...) Sendikası üyesi olup Sendikanın tarafı olduğu toplu iş sözleşmelerinden yararlandığını, alt işveren bünyesinde çalışmakta iken ücretinin asgari ücretin belirli bir oran fazlası olarak belirlendiğini ve ödendiğini, kadroya geçerken bireysel iş sözleşmesi imzaladığını ve ücretinin yine asgari ücretin belirli bir oran fazlası olarak belirlendiğini ancak davalı tarafından eksik ödeme yapıldığını ileri sürerek 01.01.20 19... .12.2022 tarihleri arası dönem bakımından fark ilave tediye, fark ikramiye, fark ulusal bayram ve genel tatil ücreti ile fark hizmet zammı, 13.05.20 22... .12.2022 tarihleri arası dönem bakımından ise fark ücret alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu alacakların zamanaşımına uğradığını, 696 sayılı KHK kapsamında kadroya geçiş sonrası işçi ücretlerinin 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye eklenen geçici 23. madde gereğince kamuda sürekli işçi kadrosuna geçirilen işçilerin ücretlerinin tespitinde uygulanan ... kararıyla bağıtlanan toplu iş sözleşmesi dikkate alınarak belirlendiğini, 2021 yılı ve sonrasında ... Sendikası ile Bakanlığın üyesi olduğu ... ve ... ... Sendikası arasında 08.09.2021 tarihinde imzalanan 01.01.2021-31.12.2022 yürürlük süreli toplu iş sözleşmesinin 33. maddesi gereği taban ücret uygulaması ile günlük brüt 136,67 TL’nin altında olan ücretlerin bu tutara yükseltilerek üzerine toplu iş sözleşmesinde öngörülen zamların uygulanmış olduğunu, ayrıca 01.01.2021 tarihinden itibaren olmak üzere geriye dönük ücret farklarının da ödenmiş olduğunu, bu nedenle 2021 yılı ve sonrası için hesaplama yapılmaması gerektiğini, toplu iş sözleşmelerinin bireysel iş sözleşmelerini ortadan kaldırmış olduğunu, bireysel iş sözleşmesinde ücrete ilişkin bir oran yazılı olsa dahi bunun geçersiz sayılacağını, davacının bir yandan bireysel iş sözleşmesindeki günlük brüt ücretin esas alınmasını bir yandan da toplu iş sözleşmesi ile öngörülen ücret kriterlerinin uygulanmasını istemesinin mümkün olmadığını, bu durumda işçilere hem asgari ücrete yapılan zammın hem de toplu iş sözleşmesinden kaynaklı zammın yapılması gibi (çifte zam) bir durum oluşacağını ve ücretlerin fahiş bir hâl alacağını, davacının ücretinin düşürülmesi gibi bir uygulama söz konusu olmadığından dava konusu alacaklara hak kazanamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının 696 sayılı KHK kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçiş yaptığı, kadroya geçiş sırasında imzalanan belirsiz süreli iş sözleşmesinde asgari ücretin belirli bir oran fazlası üzerinden ücret ödeneceğinin açıkça belirtildiği, bu oranın her asgari ücret artış dönemi için işvereni bağlayıcı olduğu, davacıya sözleşmesinde yazılı miktar üzerinden uygulanacak zam oranları doğrultusunda işçilik alacaklarının ödenmesi, ayrıca toplu iş sözleşmelerinin uygulanması gerektiği, bu bağlamda davacının ödenmeyen ücret, ilave tediye, ikramiye, hizmet prim/zammı fark alacaklarının bulunduğu ancak bordrolarda ulusal bayram ve genel tatil ücreti tahakkuklarının yer almadığı gerekçesiyle bilirkişi raporundaki hesaplamalar ve ıslah dilekçesi doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının kamuda sürekli işçi kadrosuna geçişi sırasında yapılan iş sözleşmesiyle ücretinin asgari ücretin belirli bir oranda fazlası olarak tespit edilmesi nedeniyle emsal Yargıtay kararları uyarınca davacının fark ücret talebinin yerinde olduğu, hükme dayanak bilirkişi raporunun gerekli hukuki ve teknik verileri içerdiği, denetime elverişli olduğu, dosya kapsamı ile birlikte yapılan denetiminde rapordaki tespit ve hesaplamaların dosya kapsamı ile oluşa uygun olduğu, davacının kabul edilen alacaklarında isabetsizlik bulunmadığı, faiz türü ve başlangıç tarihlerinin talebe, kanuna ve güncel içtihatlara uygun tespit edildiği, arabuluculuk ücretinin yargılama gideri olarak tahsiline karar verildiği, ancak davalının harçtan muafiyetinin gözetilmediğinin anlaşıldığı gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun kabulü ile; İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden hüküm kurulması suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Sürekli işçi kadrolarına geçirilenlerin ücreti ile diğer mali ve sosyal haklarının belirlenmesinde, işçilerin kadroya geçirilmeden önceki bireysel iş sözleşmelerinin yanı sıra alt işveren işçilerini kapsayan ... tarafından karara bağlanan süresi en son sona erecek toplu iş sözleşmesi hükümlerinin dikkate alındığını, İdare tarafından bu düzenlemelere uygun bir şekilde ücretin belirlendiğini ve yapılan işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığını,

2. 08.09.2021 tarihinde imzalanan 01.01.2021-31.12.2022 yürürlük tarihli toplu iş sözleşmesi gereğince işçi ücretlerinin 01.01.2021 tarihinden itibaren 153,07 TL’ye yükseltildiği yani 2021 asgari ücretinin % 28,36 fazlasına yükseltilerek ödeme yapıldığını, 3. Davacıya 2021 yılında toplu iş sözleşmesinden kaynaklı olarak geriye dönük fark bordroları düzenlenerek yapılan fark ödemelerinin raporda dikkate alınmamış olduğunu, 4. Bireysel iş sözleşmesi ile toplu iş sözleşmelerinin çelişemeyeceğini, 5. Faiz oranlarına itiraz ettiklerini, ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 696 sayılı KHK kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçirilen davacı işçiye kadroya geçişte düzenlenen belirsiz süreli iş sözleşmesi hükümlerine göre ödenmesi gereken ücretin tespiti ile fark ücret, fark ilave tediye, fark ikramiye, fark hizmet zammı alacaklarının bulunup bulunmadığı ile faiz türü ve faiz başlangıç tarihlerinin yerinde olup olmadığına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Davalı Sağlık Bakanlığı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 30.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2026/3252, K. 2026/4148, T. 30.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-hukuk-dairesi-2026-3252-e-2026-4148-k-2614dcf22e4d