Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/3864 E. 2026/2048 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3864
Karar No
2026/2048
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1408 E., 2025/1341 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/160 E., 2025/42 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının dava konusu Tokat ili, ... ilçesi, ... Köyü, 2 02... numaralı ... parseline depo ve garaj yapmak suretiyle tecavüz ettiğini, ... Kaymakamlığınca davalının mera parseline müdahalesinin men’ine karar verildiğini, meraların 4342 sayılı Mera Kanununun 4. maddesi uyarınca, devletin hüküm ve tasarrufunda bulunan yerler olduğu ve bu nitelikleri itibariyle köye ait hayvanların otlaması dinlenmesi maksadıyla kullanılması gerekirken davalının hiç bir hakka dayanmaksızın işgal ederek yapı yapmak suretiyle işgalde bulunduğunu belirterek el atmanın önlenmesine ve yapıların kâl’ine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı cevap dilekçesi sunmamış olup yargılama aşamasında davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; davalının dava konusu mera parseline yapı yapmak suretiyle müdahale ettiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile özetle; 1. Kâl'ine karar verilen yapı değeri üzerinden nispi harca hükmedilmesi gerekirken İlk Derece Mahkemesince, el atılan yerin zemin bedeli ile eski hâle getirme bedeli toplamı üzerinden eksik harca hükmedildiği, 2. Dava değerinin kâl isteminde bulunulan yapı ve unsurların değerinin toplamı olarak belirlenmesi gerektiği, 3. Davalı taraftan alınması gereken harcın 72.015,96 TL olduğu,. 4. Harcın kamu düzenine ilişkin olup istinaf başvurusunda bulunanın sıfatına bakılmaksızın ve aleyhine olsa bile resen gözetilmesi gereken hususlar arasında yer aldığı, 5. Kamu düzeni ile ilgili konularda usuli kazanılmış haktan söz edilemeyeceği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.2 hükmü gereğince kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek esas hakkında yeniden karar verilmesine, davalının dava konusu 2 01... parsel sayılı taşınmazın 07.02.2025 tarihli fen bilirkişisi raporunda A, B ve C harfi olarak gösterilen kısımlarına el atmasının önlenmesine ve gösterilen alanlardaki yapıların kâl’ine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile sonuca gidildiğini, dava konusu yapılar hakkında yapı kayıt belgesi bulunduğunu, yapıların 4342 sayılı Kanun'un 20. maddesi kapsamındaki yasaklı yapılardan olmadığını, bu konuda yeterli inceleme yapılmadan karar verildiğini, sadece davalının kanun yoluna başvurmasına rağmen aleyhine harç miktarının artırıldığını, bu durumun kamu düzeni ile hak arama özgürlüğü arasında aşırı bir orantısızlık oluşturduğunu, tarafın hakkını aramak için kanun yoluna başvurmaması halinde düzeltilmeyecek bir hususun hakkını araması halinde aleyhine olacak şekilde hüküm verilmesinin hatalı olduğunu, davalının kusurlu olmadığını ve aleyhine yargılama giderine hükmedilemeyeceğini, beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, meraya el atmanın önlenmesi ve kal istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/3864, K. 2026/2048, T. 15.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2025-3864-e-2026-2048-k-e34d49dec712