Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/3863 E. 2026/2025 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3863
Karar No
2026/2025
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/483 E., 2025/1480 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Amasya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/611 E., 2025/11 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda 14.04.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde hükmü temyiz eden davacı vekili Avukat ... geldi. Başka gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı. Gelenin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ve davalı annesi ile dava dışı kardeşleri ve babası arasında 04.03.2020 tarihli adi yazılı sözleşme akdettiklerini, sözleşme uyarınca davalının davacıya 56.114,00 TL karşılığı 1 12... parseldeki hissesini devrettiğini, bedelin 40.000,00 TL’sini elden, geriye kalan kısmını da banka havalesi yoluyla faizi de dahil olmak üzere toplamda 22.260,00 TL olarak ödediğini, davalının kendisini vekil tayin ederek taşınmazı devir iradesini ortaya koyduğunu, öncelikle tapu iptali ve tescil olmadığı takdirde davalıya düşen hissenin rayiç değeri, bu talep de kabul edilmediği takdirde ödenen bedelin uyarlanmış değerinin şimdilik 1.000,00 TL olmak üzere davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davacı vekili 28.05.2024 tarihli dilekçesinde; terditli ilk talebi yönünden dava değerini 684.512,49 TL, ikinci talebi yönünden ise 195.959,16 TL olarak arttırdığını belirtmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı ve diğer erkek kardeşlerinin baskısıyla dava konusu sözleşmenin davalı tarafından tanzim edilmek zorunda kaldığını, davacı ve diğer kardeşlerinin sözleşmede yazılı bedelleri tamamen ödemediklerini, ellerine geçtikçe 300,00-500,00 TL para gönderdiklerini, ancak davacının ödendiğini iddia ettiği bedellerin gerçek dışı ve tanıkla ispat sınırının üstünde olduğunu, dava dilekçesinde bahsedilen vekaletnamenin ise davalının yaşlı olması ve bahçe işleriyle ilgilenemeyecek olması nedeniyle iyi niyetle verildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; harici satışa dayalı tapu iptali ve tescil isteminin reddine, sözleşme geçersiz olduğundan rayiç değerin tahsili isteminin reddine, diğer terditli talep yönünden ise davacının 40.000,00 TL’nin ödendiğini ispatlayamadığı, banka havalesi yoluyla gönderilen ve geriye kalan 1.080,00 TL’nin herhangi bir açıklama olmadan gönderilmesi ve davalı tarafından kabul edilmemesi nedeniyle ödenmiş sayılmayacağı, davalıya bu bedellerin ödenip ödenmediği hususunda yemin teklif edildiği, davalının ödenmediği hususunda yemin ettiği, bu nedenle banka havalesi yoluyla ödendiği sabit olan 21.280,00 TL’nin uyarlanmış değeri olan 54.271,63 TL’nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. IV.İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; davacı vekilinin istinaf talebinin reddine karar vermiştir. V.TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davalının ödemelere herhangi bir itirazda bulunmadığını, taşınmaza çekilen çit için rıza gösterdiğini ve davalıya vekaletname vererek borcunu ifaya yönelik irade ortaya koyduğunu, ödemeler tamamlandığında ise davalının davacıyı vekâletten azlettiğini, 195.959,16 TL üzerinden davanın kabulü gerektiğini, sözleşmede imzası olan davacının babasının tanık olarak alınan beyanları ile ödeme olgusunun ispatlandığını, ispatlanan bir konuda yemin teklif edilmesinin doğru olmadığını, sözleşmede kararlaştırılan bedelin uyarlanmış değerinin ise hesaplanmadığını belirtmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; harici satış sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil ikinci kademedeki istem tazminata ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Yargıtay duruşma vekâlet ücreti takdir edilmesine yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 14.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/3863, K. 2026/2025, T. 14.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2025-3863-e-2026-2025-k-3c6366c0ed51