Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/3862 E. 2026/2020 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/3862
- Karar No
- 2026/2020
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1177 E., 2025/1513 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/573 E., 2025/9 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 14.04.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde duruşmalı temyiz eden davacı adına gelen olmadı. Karşı taraftan davalılar vekili Avukat ... ... geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Gelenin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İşin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 12 15... parsel ile 5 parsel sayılı taşınmazlarda tarafların hissedar olduğunu, bu taşınmazlarla ilgili ortaklığın giderilmesi davası açıldığını, 12 15... parsel sayılı taşımaz üzerinde bulunan eski küçük eve müvekkilince eklenti olarak 2 adet oda, mutfak ve mutfak içinde yer alan mutfak dolabı ve tezgahı, cam seramik döşemesi, banyo, laminat döşeme, iki adet kuruluk, kartonpiyer döşemesi, tüm pimapen camlar, çatı ve kiremit, bir ... kapı, üç adet demir kapı, üç adet oda kapısı, güneş enerjisi, çevre duvarı, bir adet klima, beton parkeler, evin tüm elektrik ve doğal gaz tesisatı, ayrıca dışarıda banyo ve wc ile birlikte iki adet garaj yapıldığını, tüm masrafının davacı tarafından karşılandığını, yine bu parsel üzerinde yer alan 10 adet değişik cins ve yaşta ceviz fidanı, 4 adet vişne, 3 adet kiraz, 11 adet çam, 1 adet karadut, 3 adet erik, 1 adet incir, 2 adet asma 1 adet kızılcık ağacı, 2 adet elma, 1 adet ayva ağacının dikim ve bakımının da bizzat müvekkilince yapıldığını, ayrıca 12 15... parsel sayılı taşımaz üzerinde yine sadece müvekkilinin emek ve katkısı ile; 7 adet değişik cins ve yaşta ceviz ağacı, 2 adet kayısı, 2 adet erik ağacı, 3 adet incir ağacı, 2 adet asma, 1 adet dut ağacı, 3 adet armut ağacı, 2 adet ayva ağacı, 2 adet elma ağacı, 1 adet ıhlamur ve 1 adet nar ağacının dikildiğini, bu parsel etrafındaki beton çevre duvarı ve kapının da müvekkilince yaptırıldığını, davalıların hiç bir katkısı ve emeği bulunmadığını ileri sürerek yukarıda her iki parselde belirtilen muhdesatın davacıya ait olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılardan ... vekili cevap dilekçesinde; tüm harcamaların tarafların babası olan ... ve ölümü sonrası anne ... tarafından yapıldığını belirterek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "derdest ortaklığın giderilmesi davası bulunduğundan hukuki yarar olduğu, bir kısım eklenti ve tesisatların iyileştirici gider niteliğinde olduğundan muhdesat olarak kabul edilemeyeceği, davacının 20 ve daha küçük yaşlarda bulunan muhtelif ağaçları kendi nam ve hesabına diktiği, ayrıca davacının 12 15... parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan kuruluk - depo ve garaj olarak tabir edilen yapıları temelden kendi nam ve hesabına yaptırdığı, bu hususun dinlenen tanık beyanları ile sabit olduğu" gerekçesiyle davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalılardan ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “kural olarak muhdesatın mülkiyetinin tespiti dava edilemeyeceğinden muhtesatın davacı tarafından meydana getirildiğinin tespitine karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken arzın mülkiyetinden bağımsız mülkiyet hakkı oluşturacak şekilde taşınmaz üzerindeki muhtesatın davacıya ait olduğunun tespitine karar verilmesinin hatalı olduğu, ayrıca dava değeri yanlış belirlendiğinden yargılama giderleri ve harcın yanlış hesaplandığı, bu hususlar haricinde hükmün isabetli olduğu” gerekçesiyle davacının istinaf talebinin reddine, davalının istinaf talebinin kabulü ile hükmün düzeltilmesine ve davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili duruşma talepli temyiz dilekçesinde: davanın tümden kabulü gerektiğini, dava dilekçesini tekrarlayarak tanık beyanları uyarınca iddiasını ispatladığını, iyileştirme olarak kabul edilen muhdesatın hatalı değerlendirildiğini, tamamının esas unsur niteliğinde olduğunu, yapıyı oturabilir hâle getirdiğini, ayrıca sökülüp alınabilir nitelikte olmadıklarını, muhdesat olduklarını ileri sürerek temyiz etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, muhdesatın tespiti istemine ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki bentte belirtilenler dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297. maddesinde kararda bulunması gereken hususlar tek tek sayılarak ayrıntılı biçimde gösterilmiştir. Bu itibarla, mahkemece verilen hüküm fıkrasının açık ve icra edilebilir olması gereklidir. Aksi hâlde hukukî belirlilik gereği açık ve infaz kabiliyeti bulunması gereken hüküm fıkrasının özellikle icrası sırasında şüphe veya tereddütler doğmasına ve hükmün icra edilememesi sonucu ile karşılaşılabilir. Somut olayda; davanın kısmen kabulü- kısmen reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik yok ise de; Mahkemece dava dilekçesi ve bilirkişi raporunda belirtilenin aksine hakkında kabul kararı verilen depo- kuruluk ve garaj vasfındaki iki muhdesat 5 parsel sayılı taşınmazda yer almasına rağmen hükümde 4 parsel olarak gösterilmesi infazda karışıklık yaratacağından doğru değildir. Bölge Adliye Mahkemesince yukarıda belirtilen husus gözetilmeksizin hüküm kurulmuş olması bozmayı gerektirir. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370/2 hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının 2-b ve 2-c bentlerindeki “4 Parsel” ibaresi çıkarılarak yerine “5 Parsel” ibaresinin yazılmasına, hükmün DEĞİŞTİRİLMİŞ ve DÜZELTİLMİŞ bu şekliyle ONANMASINA, Peşin alınan temyiz harcının ilgilisine iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 14.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.