Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/3804 E. 2026/2663 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3804
Karar No
2026/2663
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1409 E., 2025/1340 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Turhal 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/158 E., 2025/44 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; yaylaya el atmanın önlenmesi, eski hâle getirme ve kâl talebinde bulunmuştur. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "... Kaymakamlığı'nın 05.11.2024 tarihli, 3 karar sayılı kararı ile dosyamız davalısı ... aleyhine davaya konu edilen taşınmaza ilişkin olarak 3091 sayılı kanun uyarınca men kararı verildiği, 202 ada, 1 no.lu yayla nitelikli taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olması nedeniyle davacı ...'nin Devleti temsilen eldeki davayı açmakta hukuki yararının bulunduğu, daha önce 3091 sayılı yasa hükümlerine göre verilen Kaymakamlık men kararının zilyetliğe yapılan tecavüzün önlenmesi niteliğinde olduğu; bu kararın Hazine tarafından, hukuki dayanağı Devletin hüküm ve tasarruf hakkı olan eldeki men'i müdahale ve kal davasının açılmasına engel oluşturmayacağı, çekişme konusu taşınmaz yayla vasfında olup bu durumda 4342 sayılı Mera Kanununa tâbi olduğu, 4342 sayılı Mera Kanunu kapsamındaki alanlar yapı kayıt belgesi verilecek alanlar dışında kaldığından yapı kayıt belgesi düzenlenmesi mülkiyete hak bahşetmeyeceğinden ve meraların zilyetlikle iktisabı mümkün olmadığından, davacı vekilinin davalının, 202 ada, 1 no.lu yayla parselinin 110,12 metrekarelik kısmına ev, 28,86 meterkarelik kısmına depo, 26,22 metrekarelik kısmına garaj, 657,33 metrekarelik kısmına ve tel çit ve duvar yapmak suretiyle işgal ve tecavüz ettiğini iddia ettiği, mahallinde 24/01/2025 tarihinde keşif icra edildiği, fen bilirkişisi tarafından davalının mera parseline olan müdahalesinin ölçüldüğü, davalının bu yere müdahalede bulunmasında bir haklılığının olmadığı." gerekçeleri ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “...davacı tarafça meraya el atmanın önlenmesi ve kâl istemli olarak açılan davada, kâl'ine karar verilen yapı değeri üzerinden nispi harca hükmedilmesi gerekirken, İlk Derece Mahkemesince dosya kapsamından anlaşıldığı üzere el atılan yerin zemin bedeli ile eski hale getirme bedeli toplamı üzerinden eksik harca hükmedildiği, bu hâli ile dava değerinin kâl isteminde bulunulan yapı ve unsurların bedelinin toplamı olarak belirlenmesi gerekip dosya kapsamındaki bilirkişi raporuna göre kal'ine karar verilen A harfi ile gösterilen alan içerisinde yer alan B harfi ile gösterilen alan içerisinde bulunan yapı/evin, C harfi ile gösterilen alan içerisinde olan yapı/deponun, ve D harfi ile gösterilen alan içinde olan yapı/garaj alan değeri olan 1.121.483.09 TL olup bu dava değerine göre kabul edilen davada davalı taraftan alınması gereken harcın 76.608,51 TL olduğu; harç kamu düzeni ile ilgili olup istinaf başvurusunda bulunanın sıfatına bakılmaksızın ve aleyhine olsa bile resen gözetilmesi gereken hususlardandır. Diğer taraftan kamu düzeni ile ilgili konularda usuli kazanılmış haktan söz edilemeyeceği de kuşkusuzdur.” gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; aşamalardaki, istinaf başvurusundaki savunmalarını tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, yaylaya el atmanın önlenmesi, kâl ve eski hâle getirme istemelerine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,13.05.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/3804, K. 2026/2663, T. 13.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2025-3804-e-2026-2663-k-495411953d92